Pelin Alp, HPE Networking Ülke Müdürü
2026 yılı, kurumsal ağlar açısından yalnızca daha hızlı bağlantıların değil; yapay zeka tarafından yönetilen, otonom ve bütüncül altyapıların standart haline geldiği bir dönüm noktası olacak. Kablosuz standartlardaki gelişmelerin ötesinde, AIOps, Agentic AI ve full stack yakınsama; ağların nasıl tasarlandığını, işletildiğini ve deneyim sunduğunu kökten değiştirecek.
AIOps, Wi-Fi Standardından Daha Belirleyici Hale Gelecek
2026 itibarıyla AIOps, ağ yönetiminde bir tercih olmaktan çıkıp temel bir gerekliliğe dönüşecek. Wi-Fi 6E, Wi-Fi 7 ve ötesi standartların sunduğu Multi-Link Operation (MLO), geniş spektrum kanalları ve deterministik gecikme gibi yetenekler; ancak bu karmaşık spektrum kararlarının yapay zeka tarafından yönetilmesiyle gerçek potansiyeline ulaşabilecek.
Sürekli öğrenen yapay zeka modelleri; ağ darboğazlarını öngörecek, RF davranışını optimize edecek ve kanal kullanımını gerçek zamanlı olarak yeniden şekillendirecek. Bu dönüşümle birlikte manuel SSID yapılandırmaları, “en iyi bant” tartışmaları ve insan müdahalesine dayalı ince ayarlar tarihe karışacak.
Kablolu ve kablosuz ağ performansı, yalnızca hızlar arttığı için değil; yapay zekanın tüm deneyimi niyet odaklı (intent-based) tek bir yapı olarak yönetmesi sayesinde birbirine yakınsayacak.
Agentic AI, Ağları Proaktif Deneyim Platformlarına Dönüştürecek
Sektörün uzun süredir konuştuğu “kendi kendini yöneten ağlar” vizyonu, 2026’da erken benimseyenlerin ötesine geçerek ana akım haline gelecek. Agentic AI (otonom yapay zeka ajanları) ve olgunlaşan bulut zekası sayesinde ağlar artık yalnızca kendi kendini onaran yapılar olmaktan çıkacak.
Ağ anahtarlarına ve erişim noktalarına gömülü yapay zeka ajanları; kullanıcı davranışlarını analiz edecek, hizmet ihtiyaçlarını öngörecek ve kullanıcılar performans düşüşünü hissetmeden önce düzeltici adımları atacak. Böylece ağlar, yalnızca gerçek zamanlı uyum sağlayan değil; olumsuz deneyimleri dakikalar hatta saatler öncesinden tahmin edebilen sistemlere dönüşecek.
Bu yaklaşım, donanım operasyonlarını da kökten değiştirecek. 2026’da donanım RMA süreçleri büyük ölçüde otomatikleşecek; yapay zeka arızayı tespit edip doğrulayacak, destek kaydını açacak ve çoğu durumda kullanıcı ya da yönetici herhangi bir sorun fark etmeden yedek donanım sevkiyatını başlatacak.

Full Stack Yakınsama Varsayılan Mimari Olacak
2026, kurumların parçalı ağ ve altyapı yaklaşımlarından bilinçli biçimde uzaklaştığı bir yıl olacak. Modernizasyonun yeni dalgası; kablolu, kablosuz ve WAN altyapılarının ötesine geçerek bilgi işlem (compute) ve depolamayı da kapsayan full stack bir mimari etrafında şekillenecek.
Bulut tabanlı orkestrasyon ve yerel yapay zeka otomasyonu; BT liderlerinin istemciden buluta performansı, deneyimi, güvenliği ve yaşam döngüsünü yöneten tek bir operasyonel çerçeve talep etmesini sağlayacak.
Bu dönüşüm yalnızca ağ altyapısıyla sınırlı kalmayacak. OpsRamp gibi platformlarla sunucu, depolama ve uygulama katmanlarında sağlanan bütünleşik görünürlük; bağlantı (connectivity) tarafında da aynı seviyede entegrasyon beklentisini doğuracak.
2026’da değer; tekil ürünlerin rakiplerinden daha iyi performans göstermesiyle değil, ortak bir yapay zeka katmanı altında uçtan uca ne kadar sorunsuz çalıştıklarıyla ölçülecek.
Tek Bir Organizma Gibi Hareket Eden Ağlar Kazanacak
Bu doğrultuda 2026’nın kazanan mimarileri, birbirinden bağımsız bileşenlerden oluşan yapılar değil; tek bir organizma gibi hareket eden sistemler olacak. Yapay zekanın bu yapıları bulut üzerinden birleştirmesiyle kurumlar, tedarikçi tercihlerinde full stack deneyimi bütüncül biçimde sunabilen üreticilere yönelecek.
Ağ Uzmanlığında Köklü Bir Yetkinlik Dönüşümü
2026’daki yetenek dönüşümü, mühendislerin yerini almayı değil; onların etki alanını genişletmeyi hedefleyecek. Konuşma tabanlı yapay zeka yardımcıları ve otonom asistanlar, BT ekiplerinin ayrılmaz bir parçası haline gelecek.
Manuel triyaj, karmaşık panolar ve bitmek bilmeyen destek kayıtları önemini yitirirken; üretken yapay zeka, operasyonel süreçlerin ilk hattını üstlenecek. Rutin sorular yanıtlanacak, politika çakışmaları çözülecek, anormallikler tespit edilecek ve birçok durumda RMA süreçleri otomatik başlatılacak.
Yeni nesil ağ uzmanları; ağları yalnızca yapılandıran değil, yapay zekayı eğiten, onunla iş birliği kuran ve otomasyonu orkestre eden profesyonellere dönüşecek. Geleceğin fark yaratan mühendisleri; doğru komutları (prompts) tasarlayan, niyeti doğrulayan ve büyük ölçekte otomasyonu yönetenler olacak.
2026’da ağ mühendisleri strateji uzmanlarına evrilirken, bu dönüşümün operasyonel omurgasını yapay zeka oluşturacak.





