Android ekosisteminin tartışmasız lideri konumunda olan Samsung, dışarıdan bakıldığında sarsılmaz bir iktidara sahip gibi görünse de, perde arkasındaki veriler şirketin “sessiz bir küçülme” yaşadığını ortaya koyuyor.
Sektör raporlarına göre Güney Koreli teknoloji devi, küresel ölçekte en çok Android telefon satan marka unvanını korumayı başarsa da, pastadan aldığı dilim her geçen çeyrekte rakipleri lehine daralıyor. Bu durum, Samsung için “kazanırken kaybetmek” olarak özetlenebilecek tehlikeli bir paradoksu işaret ediyor; şirket hâlâ en büyük, ancak artık eskisi kadar baskın değil.
Bu erimenin arkasında, Samsung’un “iki ateş arasında” kalması yatıyor. Premium segmentte Apple, iPhone satışlarıyla Samsung’un en kârlı kalesini sürekli bombalarken; giriş ve orta segmentte ise Xiaomi, Transsion (Tecno, Infinix) ve Motorola gibi markalar agresif fiyat politikalarıyla Samsung’un hacimsel gücünü kemiriyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda tüketiciler, Samsung’un marka gücü yerine, aynı fiyata daha yüksek donanım sunan Çinli rakiplere yönelme eğilimi gösteriyor. Samsung’un Galaxy A serisiyle kurduğu savunma hattı, rakiplerin sunduğu hızlı şarj ve kutu içeriği gibi avantajlar karşısında eski etkisini yitirmeye başlamış durumda.
Analistler, Samsung’un bu negatif trendi tersine çevirememesi durumunda, Android dünyasındaki “varsayılan seçenek” olma özelliğini kaybedebileceği uyarısında bulunuyor. Şirketin katlanabilir telefonlardaki öncülüğü sürse de, bu niş alanın genel pazar payındaki düşüşü telafi etmeye yetmediği görülüyor. Samsung, 2026’ya girerken sadece yeni modeller tanıtmakla değil, aynı zamanda hem Apple’ın prestijine hem de Çinli üreticilerin fiyat/performans canavarlarına karşı yeni bir varoluş stratejisi geliştirmekle de meşgul olmak zorunda kalacak.



