Küresel bulut pazarı 2025 yılını 781 milyar dolar hacimle kapatırken, 2030 yılında 2 trilyon dolarlık devasa bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin merkezinde ise artık yalnızca ölçek değil, egemen bulut, yapay zeka altyapıları ve ulusal güvenlik stratejileri yer alıyor.
Türkiye merkezli DT Cloud, NATO uyumlu altyapısı ve tamamladığı yeni yatırım turu sonrası 2026 yılında Ankara’dan Avrupa’ya uzanacak “Dijital İpekyolu” vizyonunu hayata geçirmeye hazırlanıyor. Şirket, dağıtık ve AI-native mimariler üzerine inşa ettiği egemen bulut platformlarını Orta ve Doğu Avrupa pazarına taşımayı hedefliyor.
Küresel Bulut Ekonomisinde Egemenlik Dönemi
Bulut bilişim artık yalnızca bir IT hizmet modeli değil; dijital egemenliğin, siber güvenliğin ve stratejik altyapı kontrolünün temel unsuru haline gelmiş durumda. Veri yerelliği kavramı tek başına yeterli görülmüyor. Bunun yerine operasyonel kontrol düzlemi, orkestrasyon katmanı ve teknolojik bağımsızlık ön plana çıkıyor.
2025 yılında siber güvenliğin ulusal egemenlik meselesi olarak konumlanması, NATO’nun siber savunma kararları ve Türkiye’de yürürlüğe giren yeni siber güvenlik düzenlemeleri, egemen bulut mimarilerini stratejik zorunluluk haline getirdi. Avrupa Birliği’nin uçtan uca kontrol prensibine dayanan egemen bulut yaklaşımı da bu dönüşümü hızlandırdı.
DT Cloud’un NATO Standartlarında Ölçeklenme Stratejisi
2025’i regülasyon ve savunma sanayisi odaklı bir ölçeklenme yılı olarak tamamlayan DT Cloud, stratejik yatırım turuyla sermaye yapısını güçlendirdi. Şirket, üretim kapasitesini NATO standartlarına taşıyarak savunma sanayisi, enerji ve finansal sistemler gibi kritik sektörlerde konumunu sağlamlaştırdı.
Mühendislik kadrosunu bir yıl içinde iki katına çıkaran şirket, toplam ekip büyüklüğünü 100’ün üzerine taşıdı. AI-native mimari, çoklu ajan orkestrasyonu ve büyük veri işleme kabiliyetleri şirketin teknik yol haritasının merkezinde yer alıyor.
Yapay Zeka + Edge Bilişim = Operasyonel Egemenlik
Bulut yatırımlarında yapay zeka payının hızla artması, veri merkezlerinin merkezi yapılardan dağıtık ve enerji verimli mimarilere evrilmesini tetikliyor. DT Cloud, sınır (edge) bilişim ile yapay zekayı birleştiren hibrit egemen bulut platformları geliştiriyor.
Şirket, tekrar eden gelirlerini 2025 yılında iki kat artırırken, AR-GE proje gelirlerinde de benzer bir büyüme yakaladı. Gelir modelini tamamen bulut servisleri üzerine konumlandıran yapı, şirketin sürdürülebilir ölçeklenme stratejisini güçlendiriyor.
Ankara’dan Avrupa’ya Dijital İpekyolu
2026 itibarıyla bulut sektörü merkezi hiper ölçekli yapılardan uzaklaşarak bölgesel, regülasyon uyumlu ve egemen mimarilere yöneliyor. DT Cloud, Ankara merkezli teknoloji üretimini Avrupa’ya taşıyacak “Dijital İpekyolu” vizyonu kapsamında, kervansaray modeliyle konumlandırılmış AI-native bulut kümelerini devreye almaya hazırlanıyor.
Şirket, Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde üç farklı noktada altyapı kurulumunu planlıyor. Hedef; Avrupa Birliği pazarına yönelik dual-use bulut servisleriyle küresel ölçekte rekabet edebilen bağımsız bir teknoloji oyuncusu olmak.

DT Cloud Kurucu CEO’su Tolga Dinçer, 2026 yılına dair öngörülerini şu sözlerle paylaştı: “Bulut ve yapay zeka altyapıları, ülkeler için artık stratejik birer savunma ve güvenlik varlığına dönüşüyor. Enerjinin, bilgi işlemin ve kontrol düzlemlerinin yakınsandığı bir döneme geçiyoruz. Kontrol düzlemi, orkestrasyon ve operasyonel egemenlik rekabetin ana eksenini oluşturuyor. DT Cloud olarak bu dönüşümde AI-native ve NATO uyumlu platformlarımızı ölçeklendirerek uluslararası alanda bağımsız dijital altyapılar sunmaya devam ediyoruz.”
Kontrol Düzlemi Rekabeti
Yeni dönemde rekabet; donanım kapasitesi ya da veri depolama ölçeği üzerinden değil, kontrol düzlemi mimarisi, orkestrasyon yetkinliği ve operasyonel egemenlik üzerinden şekilleniyor. Enerji, bilgi işlem ve güvenlik katmanlarının yakınsadığı bu yapı, bulut pazarında yeni bir güç dengesi yaratıyor.
DT Cloud’un stratejik konumlanması, Türkiye’nin bölgesel bir egemen bulut üreticisi olarak Avrupa ekosisteminde yer alma potansiyelini güçlendiriyor. 2030’a giderken bulut ekonomisinde büyümenin yönünü, teknolojik bağımsızlık ve yapay zeka odaklı altyapılar belirleyecek.

