Sanction Scanner’dan Complead’e: Yapay Zekâ Odaklı Yeni RegTech Dönemi Başlıyor

Finansal suçlarla mücadele ve regülasyon teknolojileri alanında faaliyet gösteren Sanction Scanner, yoluna Complead markasıyla devam ediyor. Altı yıllık teknoloji ve veri altyapısı deneyiminin ardından gerçekleşen bu dönüşüm, yalnızca bir marka değişikliğini değil; yaptırım taramasından müşteri risk değerlendirmesine, işlem izleme ve dolandırıcılık tespitinden yapay zekâ destekli uyum süreçlerine uzanan daha geniş bir platform yaklaşımını temsil ediyor.

Complead’in kurucusu ve CEO’su Fatih Coşkun, düzenlenen basın buluşmasında şirketin Sanction Scanner ile başlayan hikâyesini, finansal suçların dönüşümünü ve yeni dönemde şirketin teknoloji vizyonunu anlattı.

Sanction Scanner ile başlayan hikâye genişledi

Sanction Scanner’ın hikâyesi 2020 yılında, şirket ve kişilerin yaptırım listelerinde bulunup bulunmadığını kontrol etmeye yönelik bir teknoloji platformuyla başladı. Şirketin ilk dönemindeki temel problem, farklı ülkelerdeki yaptırım ve risk listelerinin tek bir altyapı üzerinden sorgulanabilmesiydi.

Ancak finansal suçların yapısı ve finansal teknolojilerdeki dönüşüm, bu yaklaşımın zaman içerisinde yetersiz kalmasına neden oldu. Coşkun’un aktardığına göre şirketin geliştirdiği yapı, geçen altı yıl içerisinde yalnızca yaptırım taraması yapan bir sistem olmaktan çıkarak farklı uyum kontrollerini aynı teknoloji çatısı altında buluşturan bir platforma dönüştü.

Bugün finansal kuruluşların karşı karşıya olduğu risk yalnızca bir müşterinin yaptırım listesinde bulunup bulunmadığından ibaret değil. Müşterinin işlem davranışları, şirket ortaklık yapıları, olumsuz medya içerikleri, müşteri profili, işlem anomalileri ve dolandırıcılık göstergeleri birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir risk alanı oluşturuyor.

Complead neden ortaya çıktı?

Complead ismi, şirketin artık yalnızca “sanction screening” yani yaptırım taraması yapan bir teknoloji şirketi olarak tanımlanamayacak noktaya gelmesinin sonucu olarak ortaya çıktı.

Yeni yapı; uyum, risk ve finansal suçlarla mücadele süreçlerini daha bütünsel bir teknoloji mimarisi içerisinde ele almayı hedefliyor. Böylece yaptırım taraması, müşteri risk değerlendirmesi, işlem izleme, dolandırıcılık takibi ve olumsuz medya analizleri birbirinden bağımsız kontroller olmaktan çıkarılarak ortak bir risk perspektifinde değerlendiriliyor.

Bu değişimin arkasındaki temel teknoloji yaklaşımı ise Fusion.

Fusion ile farklı risk sinyalleri tek yapıda birleşiyor

Complead’in yeni dönemindeki en önemli teknoloji bileşenlerinden biri olan Fusion, farklı uyum ve risk süreçlerini ortak bir veri katmanı üzerinde bir araya getiriyor.

Bu mimarinin merkezinde yalnızca daha fazla veri toplamak değil, farklı veri kaynaklarından gelen sinyalleri aynı müşteri veya kurum bağlamında değerlendirmek bulunuyor.

Örneğin bir müşterinin yaptırım listelerinde bulunmaması, tek başına düşük riskli olduğu anlamına gelmiyor. Müşterinin işlem davranışları, şirket bağlantıları, olumsuz medya kayıtları veya finansal hareketler farklı risk göstergeleri ortaya çıkarabiliyor. Fusion yaklaşımı bu sinyallerin ayrı sistemlerde değerlendirilmesi yerine aynı risk görünümünün parçaları olarak ele alınmasını amaçlıyor.

Bu yaklaşım, geleneksel uyum teknolojilerindeki en önemli sorunlardan biri olan veri ve sistem parçalanmasını azaltmayı hedefliyor.

Yapay zekâ uyum ekiplerinin çalışma biçimini değiştiriyor

Complead’in dönüşümünün bir diğer önemli ayağını yapay zekâ oluşturuyor.

Şirketin aktardığı vizyonda yapay zekâ, yalnızca raporlama veya analiz yapan yardımcı bir teknoloji olarak değil, uyum süreçlerinin operasyonel katmanına dahil olan bir yapı olarak konumlandırılıyor.

Buradaki temel hedeflerden biri, rutin kontrollerin ve yüksek hacimli işlemlerin yapay zekâ destekli sistemler tarafından üstlenilmesi. Böylece uyum ekiplerinin zamanını sürekli tekrarlanan kontroller yerine gerçekten insan değerlendirmesi gerektiren vakalara ayırabilmesi hedefleniyor.

Bu dönüşüm özellikle finansal kuruluşlar açısından önemli. Çünkü uyum ekiplerinin karşı karşıya olduğu problem yalnızca veri miktarının artması değil, aynı zamanda yanlış pozitiflerin, alarm sayısının ve incelenmesi gereken olayların çoğalması.

Dolayısıyla yeni nesil RegTech platformlarında kritik soru “daha fazla alarm nasıl üretilir?” olmaktan çıkıp “hangi alarm gerçekten anlamlı ve neden?” sorusuna dönüşüyor.

Complead’in kurucusu ve CEO’su Fatih Coşkun
Complead’in kurucusu ve CEO’su Fatih Coşkun

3 binden fazla veri noktasıyla genişleyen veri altyapısı

Complead’in teknoloji yaklaşımında veri önemli bir yere sahip. Fatih Coşkun’un verdiği bilgilere göre şirketin geliştirdiği veri motoru, 3 binden fazla veri noktasından bilgi toplayan bir altyapıya dayanıyor.

Bu yapı içerisinde kamuya açık kaynakların yanı sıra analistler tarafından takip edilen ve sisteme eklenen bilgiler ile doğrulanmış kaynaklardan elde edilen veriler de bulunuyor.

Şirketin dikkat çektiği noktalardan biri ise veri kapsamının yalnızca yaptırım listeleriyle sınırlı olmaması. Finansal kuruluşların kendi verileri de sisteme dahil edilerek müşterilerin davranışları ve işlem hareketleri üzerinden risk modellerinin oluşturulması hedefleniyor.

Bu noktada RegTech mimarisi klasik “liste kontrolü” yaklaşımından çıkarak sürekli risk izleme modeline yaklaşıyor.

Bankacılıkta müşteri yaşam döngüsü boyunca risk takibi

Complead’in anlattığı yeni modelde uyum kontrolü müşterinin yalnızca ilk başvuru anında gerçekleşen tek seferlik bir işlem değil.

Müşteri bankaya veya finansal kuruluşa başvurduğunda yaptırım listeleri ve diğer risk göstergeleri üzerinden kontrol ediliyor. Hesap açıldıktan sonra ise işlem davranışları izlenmeye devam ediyor.

Müşterinin beyan ettiği bilgiler ile finansal hareketleri arasındaki farklılıklar, olağan dışı işlem davranışları veya belirlenen eşiklerin dışına çıkan hareketler yeni risk sinyalleri oluşturabiliyor.

Bu yaklaşım, finansal uyum teknolojilerinde müşteri yaşam döngüsü boyunca sürekli risk değerlendirmesi anlayışını öne çıkarıyor.

Regülasyon teknolojisinde sorumluluk paylaşımı kritik

Yeni nesil uyum teknolojilerinin önemli konularından biri de teknoloji sağlayıcısı ile finansal kuruluş arasındaki sorumluluk sınırı.

Complead tarafının yaklaşımına göre teknoloji sağlayıcısının temel sorumluluklarından biri doğru veriyi sağlamak, doğru skorlamayı gerçekleştirmek ve sistemin teknik olarak doğru çalışmasını güvenilir biçimde ortaya koymak.

Ancak hangi kuralın uygulanacağı, hangi eşikte alarm üretileceği ve ortaya çıkan alarm karşısında nasıl hareket edileceği konusunda nihai sorumluluk finansal kuruluşun kendi uyum ve risk yönetimi süreçlerinde kalıyor.

Bu ayrım, yapay zekânın finansal uyum süreçlerine daha fazla dahil olmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde daha da önemli hale gelecek. Çünkü yapay zekâ destekli bir sistemin karar üretmesi kadar, üretilen kararın neden üretildiğinin açıklanabilmesi ve denetlenebilmesi de kritik olacak.

Türkiye’den global RegTech altyapısına

Complead’in dönüşümünün bir diğer boyutu ise global büyüme stratejisi.

Fatih Coşkun’un aktardığı bilgilere göre şirket, Türkiye’de başlayan faaliyetlerini İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yapılanmalarıyla global ölçekte büyütmeyi hedefliyor. Şirketin müşterilerinin yarısından fazlasının yurt dışında olduğu belirtilirken, Londra operasyonunun ardından New York’ta da yeni bir yapılanma oluşturulduğu ifade edildi.

Şirket ayrıca Türkiye’de banka, ödeme kuruluşu ve sigorta şirketleri gibi farklı finansal kurumlarla çalıştığını; geliştirdiği teknolojileri farklı pazarlardaki finansal kuruluşlara da sunduğunu belirtiyor.

Finansal suçların dönüşümü RegTech yatırımlarını hızlandırıyor

Finansal suçların dijitalleşmesi, RegTech sektörünün önündeki teknoloji ihtiyacını da değiştiriyor.

Geleneksel finansal suç modellerinde belirli listelerde yer alan kişi veya kuruluşların tespit edilmesi temel kontrol noktalarından biriyken, bugün risk çok daha karmaşık bir yapıya sahip. Hesapların kötüye kullanılması, şirketlerde gerçek faydalanıcının gizlenmesi, olağan dışı işlem davranışları ve farklı finansal suç yöntemlerinin aynı anda kullanılması finansal kuruluşların daha bütünsel bir risk mimarisine ihtiyaç duymasına yol açıyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde RegTech platformlarının rekabet alanı yalnızca veri tabanının genişliği olmayacak. Veriyi ilişkilendirme, riski bağlam içinde değerlendirme, yanlış pozitifleri azaltma, kararın gerekçesini açıklama ve insan uzmanlığını yapay zekâ ile birlikte çalıştırma yetenekleri daha belirleyici hale gelecek.

Sanction Scanner markası devam ediyor, ancak çatı artık Complead

Complead dönüşümünün önemli noktalarından biri de mevcut Sanction Scanner müşterileri açısından sürekliliğin korunması.

Sanction Scanner ile başlayan ürün ve teknoloji altyapısı yeni Complead yapısının içerisinde yaşamaya devam ederken, marka artık yalnızca yaptırım taramasını değil, daha geniş kapsamlı risk ve uyum altyapısını temsil ediyor.

Altı yıllık Sanction Scanner hikâyesinin ardından Complead’in ortaya çıkması, bu açıdan bir ürün değişikliğinden çok teknoloji mimarisinin genişlemesini ifade ediyor.

Yeni dönemde RegTech’in odağı: Karardan önce riski görmek

Complead’in ortaya koyduğu model, RegTech sektöründeki daha geniş bir dönüşümün de işaretlerini taşıyor. Finansal kuruluşlar için uyum süreçlerinin geleceği yalnızca geçmişte gerçekleşen olayları tespit eden sistemlerden değil, risk oluşmadan önce farklı sinyalleri bir araya getirerek anlamlandırabilen yapılardan geçebilir.

Yapay zekâ ajanlarının rutin kontrolleri üstlenmesi, Fusion benzeri mimarilerin farklı risk sinyallerini tek bir veri katmanında birleştirmesi ve insan uzmanların daha karmaşık vakalara odaklanması, bu dönüşümün temel bileşenleri arasında yer alıyor.

Sanction Scanner’dan Complead’e geçiş bu nedenle yalnızca bir marka değişimi değil; finansal uyum teknolojisinin “liste kontrolü” merkezli modelden, sürekli ve yapay zekâ destekli risk istihbaratı modeline doğru evrilmesinin somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.