Türk Telekom’dan Dijital Geleceğe 1,1 Milyar Dolarlık Yeşil Finansman Gücü

Türk Telekom, dijital altyapı yatırımları ile sürdürülebilir finansman stratejisini aynı eksende büyütüyor. Şirketin Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, ABD’de düzenlenen New York İklim Haftası kapsamında katıldığı “Sürdürülebilir Finans 2.0: Sermaye Piyasalarında Sürdürülebilirlik Gündeminin Gelişimi” panelinde, şirketin sürdürülebilir yatırım yaklaşımını ve finansman stratejisini anlattı.

Türk Telekom; fiber altyapıdan 5G ve ötesi mobil şebekelere, veri merkezlerinden yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına kadar uzanan geniş yatırım gündemini farklı finansman kaynaklarıyla desteklemeyi hedefliyor. Şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 600 milyon ABD doları tutarındaki yeşil eurobond ihracıyla toplam yeşil finansman hacmi 1,1 milyar ABD dolarına ulaştı.

Yeşil finansman dijital altyapının yeni finansman katmanına dönüşüyor

Telekomünikasyon sektöründeki altyapı yatırımları, yüksek sermaye gereksinimi nedeniyle uzun vadeli finansman kaynaklarına ihtiyaç duyuyor. Fiber ağların yaygınlaştırılması, yeni nesil mobil altyapının kurulması, veri merkezlerinin kapasite ve enerji verimliliğinin artırılması gibi yatırımlar yalnızca teknoloji harcamaları olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli altyapı yatırımları olarak öne çıkıyor.

Türk Telekom’un sürdürülebilir finansman yaklaşımı bu noktada farklı bir katman oluşturuyor. Şirket, yeşil finansman kaynaklarını yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının yanı sıra dijital kapsayıcılığı artırmaya yönelik projelerin finansmanında kullanmayı planlıyor.

Bu yaklaşım, telekomünikasyon sektöründe sürdürülebilirliğin yalnızca enerji tüketimini azaltmaya yönelik operasyonel bir hedef olmaktan çıkarak yatırım ve sermaye planlamasının bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Yeşil eurobond hacmi 1,1 milyar dolara ulaştı

Türk Telekom, finans sektörü dışındaki şirketler arasında Türkiye’nin ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştirerek 500 milyon ABD doları kaynak sağladı. Şirket, Ekim 2025’te gerçekleştirdiği 7 yıl vadeli 600 milyon ABD doları tutarındaki yeşil eurobond ihracıyla toplam yeşil finansman hacmini 1,1 milyar ABD dolarına yükseltti.

Şirket, bu hacimle kendi sektöründe önemli bir yeşil finansman kapasitesine ulaştığını belirtiyor. Buradaki stratejik unsur ise yalnızca tahvil ihracının büyüklüğü değil; elde edilen finansmanın belirli sürdürülebilirlik kriterleriyle ilişkilendirilerek uzun vadeli yatırım planına entegre edilmesi.

Telekom şirketleri açısından enerji tüketimi özellikle mobil şebekeler, veri merkezleri ve genişleyen fiber altyapı nedeniyle önemli bir operasyonel maliyet ve sürdürülebilirlik başlığı oluşturuyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının finansman stratejisine dahil edilmesi, doğrudan operasyonel maliyetlerle de ilişkilendirilebilecek bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir
Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir

Ömer Karademir: Sürdürülebilirlik stratejinin merkezinde

New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen panelde konuşan Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, sürdürülebilirlik ilkelerini şirketin dijital dönüşüm yatırımlarıyla birlikte ele aldıklarını belirtti.

Karademir, “Türkiye’yi geleceğe taşıyan dijital dönüşüm yatırımlarımıza hızla devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz” diyerek altyapının çevreci teknolojilerle geliştirilmesine, enerji verimliliğine ve yenilenebilir enerji yatırımlarına dikkat çekti.

Karademir ayrıca Türk Telekom’un Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’in “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak sürdürülebilirlik vizyonunu uluslararası platformda ortaya koyduğunu ifade etti.

Finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi kritik hale geliyor

Telekomünikasyon sektöründe yatırım gündemi yalnızca mevcut altyapının işletilmesiyle sınırlı değil. Fiberleşme, 5G, veri merkezi yatırımları ve artan veri trafiğinin yönetilmesi, şirketlerin önümüzdeki yıllarda da yüksek yatırım harcamaları gerçekleştirmesini gerektirecek.

Bu nedenle sermaye piyasalarına erişim ve farklı finansman araçlarının kullanılabilmesi, teknoloji yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından önem kazanıyor.

Türk Telekom’un yaklaşımında da bu nokta öne çıkıyor. Şirket, uluslararası sermaye piyasalarındaki yatırımcı güvenini ve farklı finansman kaynaklarına erişimini uzun vadeli dijital altyapı yatırımlarını destekleyen unsurlar arasında değerlendiriyor.

Yeşil finansmanın hedefinde yalnızca enerji yatırımları yok

Türk Telekom’un açıklamasına göre elde edilen kaynakların kullanım alanları arasında yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerinin yanı sıra dijital kapsayıcılığı artıracak yatırımlar da bulunuyor.

Bu ayrım önemli. Çünkü dijital dönüşüm ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişki yalnızca daha az enerji tüketen altyapı kurmakla sınırlı değil. Dijital hizmetlere erişimin genişletilmesi, altyapının daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırılması ve dijital hizmetlerden yararlanma imkanlarının artırılması da sürdürülebilir dijital ekonominin parçaları olarak değerlendiriliyor.

Dolayısıyla yeşil finansman, Türk Telekom’un yatırım gündeminde çevresel hedefler ile dijital altyapı ve kapsayıcılık hedeflerini aynı finansman çerçevesinde buluşturuyor.

BT Günlüğü’nün değerlendirmesi: Telekom yatırımlarında enerji ve finansman birlikte düşünülüyor

Telekomünikasyon altyapısının geleceğinde iki başlık giderek daha fazla kesişiyor: enerji ve sermaye.

5G ve sonrasında oluşacak yeni nesil ağlar, veri merkezlerinin büyümesi, yapay zekâ uygulamalarının artan işlem gücü ihtiyacı ve veri trafiğindeki yükseliş, telekom operatörlerinin altyapı yatırımlarını büyütürken enerji verimliliğini de aynı anda yönetmesini gerektiriyor.

Bu nedenle sürdürülebilir finansman araçlarının telekomünikasyon sektöründeki önemi yalnızca çevresel hedeflerle açıklanamaz. Yeşil finansman, doğru projelere yönlendirildiğinde enerji maliyetlerinin azaltılması, altyapının modernizasyonu ve uzun vadeli yatırım kapasitesinin korunması açısından da stratejik bir araç haline gelebilir.

Türk Telekom’un 1,1 milyar ABD dolarlık yeşil finansman hacmi de bu dönüşümün finansman boyutunu görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde telekom sektöründe yatırım kararlarının yalnızca “ne kadar hızlı ve ne kadar geniş altyapı kurulduğu” üzerinden değil, bu altyapının ne kadar verimli, dayanıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde finanse edildiği üzerinden değerlendirilmesi beklenebilir.