Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, dünya genelinde binden fazla mobil operatör ve sektör paydaşını bir araya getiren GSMA’nın Yönetim Kurulu’na ikinci kez seçildi. Koç, 1 Ocak 2027-31 Aralık 2028 döneminde görev yapacak 26 üyeli kurulda yer alırken, aynı zamanda GSMA Teknoloji Grubu Başkanlığı görevini de yürütüyor.
Koç’un yeniden seçilmesi, Turkcell’in küresel mobil iletişim ekosistemindeki temsilinin devam etmesinin yanı sıra Türkiye’nin 5G, 6G, yapay zekâ, otonom şebekeler ve siber güvenlik gibi alanlarda sahip olduğu deneyimin uluslararası platformlarda daha görünür hale gelmesi açısından dikkat çekiyor.
GSMA’nın stratejik karar mekanizmasında ikinci dönem
GSMA Yönetim Kurulu, mobil iletişim sektörünün geleceğine ilişkin stratejik yol haritasının belirlenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Dünya genelindeki mobil operatörleri ve sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren kuruluş; teknoloji, politika, standartlar ve birlikte çalışabilirlik gibi alanlarda sektörün ortak gündemini şekillendiriyor.
Ali Taha Koç’un ikinci kez yönetim kuruluna seçilmesi, Turkcell’in GSMA içindeki uzun soluklu temsilinin devamı anlamına geliyor. Koç, yeni dönemde mobil iletişim sektörünün ortak sorunlarına yönelik küresel çalışmaların yürütüldüğü en üst karar mekanizmalarından birinde görev yapacak.
Koç, yeniden seçilmesinin ardından yaptığı değerlendirmede görevin Türkiye ve Turkcell’in küresel ölçekte temsili açısından önemli bir sorumluluk taşıdığını belirtti.
“Bugün sektörümüz yapay zekâdan otonom şebekelere, 5G ve 6G’den siber güvenliğe kadar büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor” diyen Koç, bu başlıkların artık tek bir operatörün veya ülkenin gündemiyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Mobil iletişim gündeminin merkezinde AI, 6G ve otonom şebekeler var
Mobil iletişim sektörünün gündemi son yıllarda yalnızca daha yüksek bağlantı hızları üzerinden şekillenmiyor. Yapay zekânın şebeke operasyonlarına dahil edilmesi, otonom ağ yönetimi, 5G altyapısının yaygınlaşması, 6G araştırmaları ve siber güvenlik, operatörlerin teknoloji stratejilerinin temel başlıkları haline geliyor.
Bu dönüşüm, GSMA gibi küresel kuruluşların rolünü de daha önemli hale getiriyor. Farklı ülkelerde faaliyet gösteren operatörlerin aynı teknolojik standartlar ve birlikte çalışabilirlik çerçevesinde hareket edebilmesi, yeni nesil mobil altyapıların küresel ölçekte yaygınlaşması açısından kritik.
Koç’un GSMA Yönetim Kurulu üyeliğiyle birlikte Teknoloji Grubu Başkanlığı görevini de yürütmesi, bu açıdan dikkat çekici bir konum ortaya çıkarıyor.
Koç, GSMA Teknoloji Grubu’na da başkanlık ediyor
Ali Taha Koç, temmuz ayından bu yana GSMA Teknoloji Grubu Başkanlığı görevini yürütüyor. Koç, 5 Ekim’de Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de gerçekleştirilen GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık etti.
Teknoloji Grubu; şebekelerin geleceği, küresel standartlar, teknoloji mimarileri ve sektörler arası iş birlikleri gibi mobil iletişimin gelişimini doğrudan etkileyen konular üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Grubun çalışmaları aynı zamanda GSMA Yönetim Kurulu’nun karar süreçlerini destekliyor. Böylece teknoloji tarafındaki çalışmalar ile sektörün stratejik yönünü belirleyen yönetim mekanizması arasında doğrudan bir bağlantı kuruluyor.
“Teknoloji yetkinliğimizi küresel ekosistemle paylaşırken dünyadaki birikimi Türkiye’ye taşıyoruz”
Koç, GSMA çatısı altında yürütülen çalışmaların iki yönlü bir teknoloji transferi oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Turkcell’in sahada hayata geçirdiği teknoloji uygulamalarını küresel ekosistemle paylaşırken, dünyanın farklı bölgelerindeki teknoloji birikimini de Türkiye’ye taşımayı hedeflediklerini belirten Koç, Turkcell ile GSMA arasındaki yaklaşık 30 yıllık stratejik ilişkinin daha da geliştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Koç’un açıklamasında öne çıkan bir diğer unsur ise Türkiye’nin teknoloji yetkinliğinin küresel platformlarda temsil edilmesi. Mobil iletişim sektöründe standartların ve teknoloji yol haritalarının küresel ölçekte şekillendiği bir dönemde, Türkiye’den bir teknoloji yöneticisinin bu süreçlerde aktif görev üstlenmesi sektörel açıdan önem taşıyor.

GSMA küresel mobil ekosistemin ortak platformu
Merkezi Londra’da bulunan GSMA, dünya genelinde binden fazla mobil operatörü ve mobil iletişim ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiriyor.
Kuruluş; politika, teknoloji, standartlar ve birlikte çalışabilirlik alanlarında çalışmalar yürütürken, mobil iletişim sektörünün küresel gündeminin oluşturulmasında da önemli bir rol üstleniyor.
GSMA’nın düzenlediği MWC ve M360 etkinlikleri de mobil iletişim ekosisteminin en önemli uluslararası buluşmaları arasında yer alıyor. Bu platformlar operatörlerin yanı sıra teknoloji şirketleri, üreticiler, girişimler ve kamu otoritelerini bir araya getiriyor.
BT Günlüğü’nün değerlendirmesi: Türkiye’nin mobil teknoloji temsilinde önemli bir pozisyon
Ali Taha Koç’un GSMA Yönetim Kurulu’na ikinci kez seçilmesini yalnızca bir yönetici ataması olarak değerlendirmemek gerekiyor. Asıl dikkat çekici nokta, Koç’un yönetim kurulu üyeliğinin yanında GSMA Teknoloji Grubu Başkanlığı görevini de üstlenmesi.
Mobil iletişim sektörünün 5G’den 6G’ye, klasik şebeke yönetiminden yapay zekâ destekli otonom ağlara doğru ilerlediği bir dönemde teknoloji standartlarının ve mimarilerinin belirlendiği platformlarda etkin temsil giderek daha stratejik hale geliyor.
Özellikle yapay zekânın şebeke operasyonlarında kullanılması, ağların kendi performanslarını analiz edip kaynakları otomatik biçimde yönetmesi ve 6G ile birlikte ortaya çıkması beklenen yeni mimariler, operatörlerin tek başına çözebileceği konular olmaktan çıkıyor.
Bu nedenle GSMA gibi kuruluşlarda alınan kararlar, yalnızca sektör içi politika başlıklarını değil, geleceğin mobil iletişim altyapısının teknik çerçevesini de etkileyebiliyor.
Koç’un ikinci dönem görevinde Türkiye açısından önemli fırsat ise bu küresel tartışmalara yalnızca takipçi olarak değil, teknoloji geliştiren, uygulayan ve deneyimini paylaşan bir ülke perspektifiyle katkı sunabilmek olacak.
Önümüzdeki dönemde 5G’nin yaygınlaşması, 6G çalışmalarının hızlanması, yapay zekâ destekli otonom şebekeler ve siber güvenlik gibi başlıklar GSMA’nın gündeminde daha fazla ağırlık kazanırken, Türkiye’nin bu dönüşümün teknik tartışmalarında ne kadar etkin yer alacağı da önem kazanacak.






