Yapay zekâ, hibrit bulut ve siber güvenlik ekseninde şekillenen yeni teknoloji dalgası, 2026 yılında bilgi teknolojileri (BT) dünyasında son otuz yılın en kapsamlı altyapı dönüşümünü başlatmaya hazırlanıyor. Küresel BT harcamalarının 6 trilyon doları aşmasının beklendiği bu süreçte, kurumlar rekabet gücünü koruyabilmek için altyapılarını kökten yenilemek zorunda kalacak.
Küresel distribütör TD SYNNEX’in Türkiye Başkanı Behçet Yumrukçallı, internetin doğuşundan bu yana böylesine geniş kapsamlı bir teknolojik dönüşümün yaşanmadığını vurgulayarak, yapay zekâ destekli sistemlerin kurumlar için artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti.
Yapay Zekâ ve Hibrit Bulut, BT Altyapılarını Baştan Yazıyor
2026 yılı, yapay zekânın iş süreçlerine hızla entegre edilmesi, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin kalıcı hale gelmesi ve veri yoğun iş yüklerinin artmasıyla birlikte, BT altyapılarında köklü bir dönüşüme sahne olacak. Bu dönüşümün merkezinde ise hibrit bulut mimarileri, yüksek performanslı sunucular, yeni nesil veri depolama çözümleri ve düşük gecikmeli ağ altyapıları yer alıyor.
Küresel araştırma şirketi IDC’ye göre, kuruluşların BT harcamalarının 2026 yılında yüzde 10 artması beklenirken; Gartner ise dünya genelindeki toplam BT harcamalarının yüzde 9,8’lik artışla 6,08 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Uzmanlar, bu büyüme ivmesini 1990’lı yıllardan bu yana sektörün gördüğü en güçlü genişleme dalgalarından biri olarak tanımlıyor.
“İnternetin Doğuşundan Bu Yana En Büyük Altyapı Yenilemesi”
TD SYNNEX Türkiye Başkanı Behçet Yumrukçallı, 2026’da yaşanacak dönüşümün ölçeğini şu sözlerle özetliyor:
“Bu yıl, internetin ve bulut teknolojilerinin ortaya çıkışından bu yana yaşanan en kapsamlı BT altyapısı yenileme sürecine tanıklık edeceğimizi öngörüyoruz. Yapay zekânın hızla yaygınlaşması; veri yönetimi, regülasyonlara uyum ve siber dayanıklılık alanlarında çok daha güçlü altyapı yaklaşımlarını zorunlu hale getirdi.”
Yumrukçallı’ya göre, yapay zekâ ve makine öğrenimi tabanlı iş yüklerinin artması, yüksek hesaplama kapasitesine sahip, yapay zekâ destekli sunucu, depolama ve ağ çözümlerine olan talebi hızla yükseltiyor. Bu durum, yalnızca veri merkezlerinin değil, uç bilişim ve hibrit bulut mimarilerinin de yeniden tasarlanmasını gerektiriyor.
Siber Güvenlikte Yeni Dönem: Sıfır Güven Yeterli Değil
Yapay zekâ destekli altyapı yatırımlarının hızlanması, beraberinde daha karmaşık ve sofistike siber saldırı risklerini de getiriyor. Uzmanlar, geleneksel güvenlik yaklaşımlarının bu yeni tehdit ortamı karşısında yetersiz kalabileceği konusunda uyarıyor.
Bu noktada Yumrukçallı, sadece Zero Trust (Sıfır Güven) mimarilerinin değil, ileri seviye tehdit algılama, yapay zekâ tabanlı güvenlik analizleri ve uçtan uca güvenlik mimarilerinin de kritik rol üstleneceğini belirtiyor:
“Bu karmaşık ortamların güvenliğini sağlamak, kapsamlı güvenlik stratejilerini ve ileri düzey güvenlik çözümlerini zorunlu kılıyor. Yapay zekâyı odağa alan güvenlik odaklı yeni yaklaşımlar, BT yatırımlarının uzun vadeli rekabet gücü açısından belirleyici olacak.”
Kurumlar İçin Rekabet Avantajının Yeni Anahtarı
2026’daki büyük altyapı dönüşümü dalgası, yalnızca teknoloji yatırımlarını değil; şirketlerin iş yapış biçimlerini, operasyonel süreçlerini ve rekabet stratejilerini de doğrudan etkileyecek. Yapay zekâ destekli altyapılar sayesinde kurumlar;
- Daha hızlı veri analizi,
- Daha etkin karar alma süreçleri,
- Yüksek ölçeklenebilirlik,
- Daha güçlü siber dayanıklılık
gibi kritik avantajlar elde edecek. Uzmanlara göre, bu dönüşümü zamanında gerçekleştiremeyen şirketler, küresel rekabette ciddi dezavantajlarla karşı karşıya kalabilir.
BT dünyasında internetin doğuşundan bu yana yaşanan en büyük dönüşüm olarak nitelendirilen bu süreç, 2026’yı teknoloji sektörü açısından tarihi bir kırılma noktası haline getiriyor.






