HPE ve NVIDIA iş birliğiyle düzenlenen HPE AI Roadshow with NVIDIA — Istanbul, kurumların yapay zekâyı pilot projelerden gerçek üretim ortamlarına taşıma sürecine odaklandı. Etkinliğin ardından gerçekleştirilen basın toplantısında, yapay zekânın artık deneysel bir teknoloji değil, ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir altyapı olduğu vurgulandı.
Etkinlik; kurumsal liderleri, teknoloji yöneticilerini ve yapay zekâ uygulayıcılarını bir araya getirerek, gerçek dünya AI altyapıları, hibrit dağıtım stratejileri ve pratik kullanım senaryolarını ele aldı.
“Yapay zekâ elektrik gibidir, kalıcıdır”
Basın toplantısında konuşan Stefan Brock, HPE Head of AI Excellence Center Central Europe, yapay zekânın hâlâ “hype mı, gerçek mi?” sorusuyla tartışıldığını ancak bu tartışmanın artık geride kalması gerektiğini söyledi.
“Yapay zekâ geçici bir trend değil. Elektrik ve bilgisayarlar gibi kalıcı. Asıl soru, bu teknolojiyi işimize ve değer üretimimize nasıl entegre edeceğimiz.”
Brock’a göre birçok şirket AI yatırımı yapmasına rağmen beklenen çıktıyı alamıyor. Bunun temel nedeni ise verilerin yüzlerce kapalı uygulama içinde dağınık halde bulunması ve organizasyonların veri merkezli düşünmeye hazır olmaması.

Sağlıkta çarpıcı örnek: İki haftadan 20 dakikaya
Brock’un paylaştığı en dikkat çekici örneklerden biri sağlık sektöründen geldi. Almanya’daki bir üniversite hastanesinde, HPE Private Cloud AI ve NVIDIA modelleri kullanılarak gerçekleştirilen projede, kanser tedavisinde kritik öneme sahip genom dizileme analizleri ele alındı.
Geleneksel yöntemlerle yaklaşık iki hafta süren genom analizleri, yapay zekâ destekli sistemlerle 20 dakika içinde tamamlanabiliyor.
“Bu artık GPU ya da teknik özellik tartışması değil. Bu, insanların hayatını doğrudan değiştiren bir fark.”
Brock, bu kullanım senaryosunun hastalar için belirsiz bekleme sürelerini ortadan kaldırdığını ve tedavi kararlarının çok daha hızlı alınmasını sağladığını vurguladı.
Endüstri ve otomotivde AI ile dönüşüm
Yapay zekânın sanayi ve üretim alanındaki etkisine de değinen Brock, özellikle ağır sanayi ortamlarında AI destekli robotların iş güvenliği açısından kritik rol oynadığını belirtti. 400°C’ye varan ortamlarda çalışan insanların yerine otonom sistemlerin kullanılması, hem verimliliği hem de çalışma koşullarını iyileştiriyor.
Otomotiv sektöründe ise yapay zekânın, veri erişimi ve veri bütünlüğü sorunlarını çözerek otonom sürüş ve uzaktan güncelleme gibi yeteneklerin önünü açtığı ifade edildi.
“Yapay zekâ istihdamı yok etmiyor, dönüştürüyor”
İş gücü üzerindeki etkilere de değinen Brock, yapay zekânın iş kaybı değil, iş dönüşümü yarattığını söyledi.
“Sanayi devrimleri işleri yok etmedi, dönüştürdü. Yapay zekâ da daha güvenli, daha nitelikli yeni iş alanları yaratacak.”
Brock’a göre özellikle Türkiye, yapay zekâ pazarının her yıl yüzde 50 ila 100 arasında büyüdüğü bu dönemde önemli bir fırsat penceresine sahip.
HPE: Yapay Zekâ Fabrikaları artık somut
Basın toplantısında söz alan Mert Sarıkaya, HPE Business Development & Transformational Projects Manager, HPE ve NVIDIA’nın birlikte geliştirdiği “Yapay Zekâ Fabrikaları (AI Factories)” yaklaşımını detaylandırdı.
Bu yaklaşımda; veri ve modeller girdiyi, zeka ise çıktıyı oluşturuyor. Yapay zekâ fabrikaları; altyapı, yönetim, güvenlik, uygulamalar ve iş yüklerinden oluşan çok katmanlı bir mimariyle çalışıyor.

Sarıkaya, HPE ve NVIDIA’nın bu yapıları anahtar teslim, birlikte çalışabilirliği garanti edilmiş ve kurumsal seviyede desteklenen çözümler olarak sunduğunu belirtti.
Türkiye’de Private Cloud AI kullanımı artıyor
HPE’nin sunduğu Private Cloud AI çözümlerinin Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladığını belirten Sarıkaya, Türkiye’deki ilk müşterilerden birinin Dünya Katılım Bankası olduğunu paylaştı.
Bu çözümler, kurumların entegrasyon ve operasyon risklerini azaltarak, yapay zekâ projelerini çok daha kısa sürede hayata geçirmesini sağlıyor.
Ortak mesaj net: Yapay zekâyı erteleyen geri kalacak
Basın toplantısının ortak mesajı netti: Yapay zekâ artık beklenebilecek bir teknoloji değil. Pilot projelerde takılı kalan kurumlar rekabet avantajını hızla kaybediyor.
HPE ve NVIDIA, bu yolculukta kurumlara yalnızca teknoloji değil; organizasyonel dönüşüm, eğitim ve ekosistem desteği de sunmayı hedefliyor.






