Türk Telekom, az gören çocukların sınıf içi eğitimde akranlarıyla daha eşit koşullarda yer alabilmesini desteklemek amacıyla geliştirdiği TahtApp uygulamasını yeni eğitim döneminde daha fazla okula taşıyor. Türk Telekom’un Günışığı projesi kapsamında kullanılan TahtApp, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencinin eğitim sürecine destek olacak.
Yeni eğitim dönemiyle birlikte uygulamanın teknik altyapısında da kapsamlı iyileştirmeler gerçekleştirildi. Görüntü kalitesinin artırılması, dokunmatik kullanımın daha doğal hale getirilmesi, arayüzün sadeleştirilmesi ve güvenlik altyapısının güçlendirilmesiyle TahtApp’in özellikle sınıf ortamındaki kullanım deneyiminin geliştirilmesi hedefleniyor.
Tahtadaki İçerik Tablete Aktarılıyor
Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp, az gören öğrencilerin sınıfta öğretmenin tahtaya aktardığı içerikleri kendi tabletlerinden takip edebilmesine olanak sağlıyor.
Uygulamanın temel yaklaşımı, öğrencinin tahtaya fiziksel olarak yaklaşmak veya sınıf içerisindeki aydınlatma koşullarına bağlı kalmak zorunda olmadan ders içeriğini kendi ekranında takip edebilmesi üzerine kuruluyor. Böylece öğrenci, öğretmen ve sınıf arkadaşlarıyla aynı anda aynı eğitim içeriğine erişebiliyor.
Bu model, erişilebilirlik teknolojilerinin yalnızca bireysel yardımcı araçlar olmaktan çıkıp doğrudan sınıf içindeki eğitim akışının bir parçası haline gelmesi açısından önem taşıyor.
Özellikle az gören öğrenciler açısından tahtadaki küçük yazılar, düşük kontrast, sınıfın aydınlatma koşulları veya öğrencinin oturma pozisyonu gibi unsurlar ders takibini zorlaştırabiliyor. TahtApp bu noktada dijital görüntüyü öğrencinin kendi ekranına taşıyarak eğitim içeriğine erişimdeki fiziksel engelleri azaltmayı amaçlıyor.
2026-2027 Eğitim Döneminde 40 İlde Kullanılacak
Türk Telekom’un 2014 yılından bu yana Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle sürdürdüğü Günışığı projesi, az gören çocukların eğitim hayatına daha eşit koşullarda devam edebilmesini hedefliyor.
TahtApp de bu yaklaşımın teknoloji tarafındaki önemli bileşenlerinden biri. Yeni eğitim döneminde uygulamanın kullanılacağı okul sayısı 300’e, desteklenecek öğrenci sayısı ise 300’ün üzerine çıkacak.
TahtApp’in yeni okullarda kullanılacağı iller arasında Ankara, Adana, Afyon, Antalya, Bolu, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Konya, Samsun, Trabzon, Elazığ, Gaziantep, Giresun, Manisa, Osmaniye, Ordu ve Sivas da bulunuyor.
Görüntü Kalitesi ve Dokunmatik Kullanım Yenilendi
TahtApp’in yeni sürümünde yapılan teknik geliştirmelerin önemli bir bölümü, uygulamanın sınıf ortamındaki kullanımını daha doğal hale getirmeye odaklanıyor.
Yeni dönemde tahta görüntüsünün daha net ve doğal aktarılması sağlanırken, ekran büyütüldüğünde görüntü kalitesinin korunması için daha yüksek çözünürlüklü kamera desteği de devreye alındı.
Dokunmatik hareketler ise tablet ve akıllı tahta kullanımında alışılmış davranışlarla daha uyumlu hale getirildi. Bu sayede öğrencilerin görüntüyü büyütme, küçültme ve ekranda hareket ettirme gibi işlemleri daha sezgisel şekilde gerçekleştirmesi hedefleniyor.
Arayüzde yapılan sadeleştirmeler de özellikle çocukların ve öğretmenlerin uygulamayı daha kolay kullanabilmesine yönelik bir başka geliştirme alanı olarak öne çıkıyor.
TahtApp’in Güvenlik Katmanı da Güçlendirildi
Yeni dönemde uygulamanın yalnızca kullanıcı deneyimi değil, güvenlik altyapısı da güncellendi.
TahtApp’in kopyalanmasını veya üzerinde değişiklik yapılmış sahte sürümlerin oluşturulmasını engellemeye yönelik bir güvenlik platformu entegrasyonu gerçekleştirildi. Böylece eğitim ortamında kullanılan uygulamanın bütünlüğünün korunması ve öğrencilerin güvenli bir yazılım sürümü kullanmasının sağlanması hedefleniyor.
Bu yaklaşım, eğitim teknolojilerinde güvenliğin yalnızca kişisel verilerin korunmasıyla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Kullanılan uygulamanın kaynağının doğrulanması, değiştirilmemiş bir sürümün çalıştırılması ve yazılım bütünlüğünün korunması da özellikle çocukların kullandığı sistemlerde kritik hale geliyor.

“Teknolojiyi Toplumsal Faydaya Dönüştürmeyi Sürdürüyoruz”
, TahtApp’in Günışığı projesinin teknoloji tarafındaki önemli araçlarından biri olduğunu belirterek, uygulamanın çocukların eğitim hayatına daha eşit koşullarda katılmasına destek olduğunu ifade etti.
Şahin, Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp’in az gören çocukların sınıf ortamında tahtadaki içerikleri tabletlerine aktararak akranlarıyla eş zamanlı eğitim alabilmelerine olanak sağladığını belirtti. Şahin ayrıca yeni eğitim döneminde görüntü kalitesi, kullanım kolaylığı ve güvenlik altyapısında yapılan geliştirmelerle uygulamanın çocukların ve öğretmenlerin ihtiyaçlarına göre geliştirilmeye devam edeceğini söyledi.
Erişilebilirlik Teknolojilerinde Yeni Dönem
TahtApp örneği, eğitim teknolojilerinin yalnızca öğrenme süreçlerini dijitalleştirmekten ibaret olmadığını gösteriyor. Teknolojinin asıl etkilerinden biri, fiziksel veya çevresel koşullar nedeniyle eğitim içeriğine erişimde dezavantaj yaşayan öğrencilerin bu engellerini azaltabilmesi.
Burada dikkat çeken nokta, çözümün öğrenciyi sınıfın mevcut düzeninden ayırmak yerine öğrencinin aynı eğitim akışına dahil olmasını sağlaması. Öğrencinin kendi tabletinden tahtayı takip edebilmesi, erişilebilirliği sınıfın tamamından bağımsız kişisel bir deneyime dönüştürüyor.
Önümüzdeki dönemde erişilebilirlik teknolojilerinin kamera, görüntü işleme, yapay zekâ, mobil cihazlar ve kişiselleştirilmiş kullanıcı arayüzleriyle daha fazla bütünleşmesi beklenebilir. Bu dönüşüm, eğitimde “herkese aynı deneyim” yaklaşımından, “her öğrencinin ihtiyacına uygun deneyim” modeline geçişi hızlandırabilir.
BT Günlüğü’nün Değerlendirmesi
TahtApp’in asıl değerini yalnızca bir görüntü aktarım uygulaması olarak değerlendirmek eksik olur. Buradaki teknoloji, doğrudan eğitimde fırsat eşitliği sorununa dokunuyor.
Bir öğrencinin tahtayı görememesi, ders içeriğini takip edememesi veya sürekli farklı bir fiziksel konuma ihtiyaç duyması eğitim sürecinde görünmez bir bariyer oluşturabilir. TahtApp bu bariyeri yazılım, kamera ve tablet üzerinden azaltmaya çalışıyor.
Yeni sürümde yapılan görüntü kalitesi, dokunmatik kullanım, arayüz ve güvenlik geliştirmeleri de önemli. Çünkü erişilebilirlik teknolojilerinde yalnızca teknolojinin çalışması yeterli değil; çocuğun onu günlük eğitim hayatında doğal, kolay ve güvenli biçimde kullanabilmesi gerekiyor.
Türk Telekom’un 2026-2027 döneminde TahtApp’i 40 ilde 300 okula taşıması, bu açıdan yalnızca kapsam genişlemesi değil, teknolojinin toplumsal faydaya dönüştürülmesinin ölçeklenmesi anlamına geliyor.







