Vertiv, EMEA Bölgesinde Veri Merkezleri İçin Enerji Verimli ve Çevreci Soğutma Çözümlerini Genişletiyor
Vertiv, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde faaliyet gösteren farklı ölçeklerdeki veri merkezleri için geliştirdiği Vertiv CoolPhase Perimeter PAM hava soğutmalı soğutma sistemleri ailesini genişlettiğini duyurdu. Yeni ürün gamı; yüksek enerji verimliliği, düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip soğutucu akışkanlar, gelişmiş güvenlik ve AB F-Gaz regülasyonlarına tam uyum özellikleriyle öne çıkıyor.
Yeni nesil veri merkezi altyapıları için tasarlanan çözümler, güç kullanım etkinliği (PUE) ve toplam sahip olma maliyeti (TCO) alanlarında ölçülebilir kazanımlar sunarken, işletmelerin karbon ayak izini düşürmesine ve sistem ömrünü uzatmasına katkı sağlıyor.
Yeni Nesil Pompalı Soğutucu Ekonomizer Teknolojisi
Vertiv CoolPhase Perimeter PAM ürün ailesi, Vertiv CoolPhase Kondenser ile tam entegre çalışan ve Vertiv EconoPhase Pompalı Soğutucu Ekonomizer (PRE) teknolojisini merkezine alan bir mimari sunuyor.
Bu yapı, geleneksel doğrudan genleşmeli (DX) sistemlerde kullanılan kompresör tabanlı soğutmaya kıyasla, pompalı soğutucu akışkan devresi sayesinde çok daha düşük enerji tüketimiyle çalışıyor. Sistem, serbest soğutma kapasitesini artırırken:
- Enerji tüketimini düşürüyor,
- Soğutma verimliliğini artırıyor,
- Daha az fiziksel alan ihtiyacı sağlıyor,
- Sistem güvenilirliğini ve operasyonel sürekliliği yükseltiyor.
Bu sayede özellikle yüksek yoğunluklu BT yüklerinin barındırıldığı veri merkezlerinde, daha düşük PUE değerleri elde edilmesi mümkün hale geliyor.
Düşük GWP’li Soğutucu Akışkan ile Çevresel Uyum
Sistemde kullanılan R-513A soğutucu akışkan, geleneksel olarak yaygın kullanılan R-410A’ya kıyasla %70 daha düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip. Aynı zamanda sıfır yanıcılık riski ve düşük toksisite özellikleriyle, veri merkezi ortamlarında güvenliği üst seviyeye taşıyor.
Bu yapı, 2024/573 sayılı AB F-Gaz Yönetmeliği ile tam uyum sağlarken, işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen ve regülasyon risklerini minimize eden çevreci bir alternatif sunuyor.
Enerji Verimliliği, Güvenlik ve Operasyonel Dayanıklılık Bir Arada
Vertiv CoolPhase Perimeter PAM ailesi; değişken hızlı kompresörler, kademeli serpantin mimarisi ve patentli filtre teknolojileri ile donatıldı. Bu bileşenler, Vertiv™ Liebert® iCOM™ kontrol platformu üzerinden merkezi olarak yönetilerek, tüm sistemin tek bir entegre yapı gibi çalışmasını sağlıyor.
Bu bütüncül yaklaşım sayesinde:
- Soğutma performansı gerçek zamanlı optimize ediliyor,
- Enerji tüketimi dinamik yük durumlarına göre ayarlanıyor,
- Operasyonel esneklik artırılıyor,
- Bakım süreçleri proaktif olarak yönetiliyor.
Vertiv: Regülasyon Uyumu ve Operasyonel Verimlilik Odakta
Vertiv EMEA Termal İş Birimi Başkan Yardımcısı Sam Bainborough, yeni çözümlerle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Vertiv CoolPhase Perimeter PAM ürün ailesine eklediğimiz bu yeni çözümlerle, doğrudan genleşmeli soğutma sistemlerimizi daha esnek ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Aynı zamanda veri merkezi işletmecilerinin bugün en çok zorlandığı iki kritik konuya odaklanıyoruz: çevre mevzuatlarına uyum ve operasyonel verimlilik. Yeni hava soğutmalı modeller, serbest soğutma kapasitesini artırarak PUE değerlerinin düşmesine yardımcı oluyor. Böylece performanstan ödün vermeden, enerji verimli ve çevreye duyarlı çözümler sunma hedefimizi pekiştiriyoruz.”
Uçtan Uca Servis ve Yaşam Döngüsü Yönetimi
Vertiv CoolPhase Perimeter PAM ürün ailesi, Vertiv’in uçtan uca ısıl yönetim çözümleri ekosisteminin bir parçası olarak, şirketin küresel servis ağı tarafından destekleniyor.
Tasarımdan devreye almaya, operasyon süresince sürekli optimizasyondan proaktif bakıma kadar tüm ekipman yaşam döngüsü boyunca kapsamlı hizmet sunuluyor. Bu sayede sistemlerin kesintisiz çalışması ve uzun vadeli güvenilirliği garanti altına alınıyor.
Veri Merkezleri İçin Stratejik Avantaj
Yeni Vertiv CoolPhase çözümleri, özellikle yüksek yoğunluklu veri merkezleri, bulut servis sağlayıcıları, kolokasyon tesisleri ve edge veri merkezleri için; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve regülasyon uyumu açısından stratejik bir rekabet avantajı sunuyor.








