Küresel yapay zekâ pazarı, önümüzdeki on yıl içinde teknoloji dünyasının en büyük büyüme dalgalarından birine hazırlanıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre 2023 yılında 189 milyar dolar büyüklüğe sahip olan küresel yapay zekâ pazarının, 2033 yılına kadar yaklaşık 4,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu öngörü, yapay zekâ ekosisteminin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir dönüşüm başlattığını ortaya koyuyor.
BT ekosisteminde küresel ölçekte faaliyet gösteren TD SYNNEX’in yayımladığı 2025 “Teknolojinin Yönü” raporu da bu dönüşümü destekleyen önemli veriler sunuyor. Rapora göre iş ortaklarının yüzde 75’i, yapay zekâyı gelecekteki büyüme stratejilerinin vazgeçilmez bir bileşeni olarak görüyor.
Küresel Yapay Zekâ Pazarı Neden Bu Kadar Hızlı Büyüyor?
Yapay zekâ artık yalnızca deneysel projelerin değil; iş süreçlerinin merkezinde yer alan bir altyapı teknolojisinin temsilcisi olarak konumlanıyor. Özellikle yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümleri ve otomasyon uygulamaları, şirketlerin verimlilik, operasyonel hız ve karar alma mekanizmalarını doğrudan etkiliyor.
TD SYNNEX verilerine göre iş ortaklarının yüzde 58,4’ü yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümlerini, yüzde 54,3’ü ise yapay zekâ tabanlı otomasyonu önemli bir farklılaştırıcı unsur olarak değerlendiriyor.
Yapay Zekâ Dönüşümünde En Büyük Engel Nedir?
Teknoloji yatırımlarında yaşanan en kritik problem artık “teknolojiye erişim” değil, doğru başlangıç noktasını belirlemek. Birçok şirket yapay zekâya ilgi duysa da, “Nereden başlamalıyım?” sorusuna net bir yanıt bulmakta zorlanıyor.
Yapay zekâ projelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının temel nedenleri arasında; strateji eksikliği, veri olgunluğunun düşük olması, iş hedefleriyle entegrasyon eksikliği ve güven kaygıları yer alıyor. Kurumlar, yanlış uygulamaların müşteri güvenini riske atmasından çekindikleri için dönüşüm süreçlerinde temkinli davranıyor.
Destination AI Programı: Yapay Zekâ İçin Yol Haritası
Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirilen TD SYNNEX Destination AI programı, şirketlerin yapay zekâ çözümlerini teoriden pratiğe taşımasını amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sunuyor. Program; farkındalık, yetkinlik kazandırma, satış desteği ve satış sonrası destek olmak üzere dört aşamalı bir model üzerine inşa edildi.
1. Farkındalık
Yapay zekâ trendleri, sektör dinamikleri ve iş ortaklarının mevcut olgunluk seviyeleri analiz edilerek dönüşümün başlangıç noktası belirleniyor.
2. Yetkinlik Kazandırma
Bu aşamada şirketler, yapay zekâyı gerçek kullanım senaryolarına entegre edebilecek teknik ve operasyonel becerilerle destekleniyor. Amaç sadece teknolojiyi anlamak değil, sürdürülebilir ve güvenilir AI uygulama kabiliyeti kazanmak.
3. Satış Desteği
Yapay zekâ çözümleri çoğu zaman karmaşık yapılar içerdiğinden demo ortamları, örnek senaryolar ve uzman danışmanlıklarla satış süreçleri hızlandırılıyor.
4. Satış Sonrası Destek
Uygulama, işletme ve yönetim süreçlerinde devam eden destek ile yapay zekâ projelerinin uzun vadeli başarısı hedefleniyor.

“Dağa tırmanırken sadece iyi ekipman yetmez; doğru rotayı da bilmek gerekir.”
Yapay zekâya olan ilgi oldukça yüksek olsa da iş ortaklarından sadece teknik açıdan değil strateji, yatırım ve risk gibi işin geleceğine yönelik sorular aldıklarını söyleyen TD SYNNEX Türkiye Başkanı Behçet Yumrukçallı, “Bize en çok yöneltilen soruların başında ‘Nasıl başlamalıyım?’ geliyor. Birçok iş ortağımız için yapay zekâ yeni, karmaşık ve zorlayıcı bir alan; yanlış bir adım atıp müşterilerinin ya da nihai kullanıcının güvenini zedelemekten çekiniyorlar. Gerçek şu ki, iş ortaklarımız teknolojiyi kullanırken aynı zamanda güven, açıklık ve ilerleyebilecekleri net bir yol haritasına ihtiyacı var. Bayilerimiz fırsatların bol olduğunu, fakat karşılarındaki engellerin bazen yapay zekâya geçişi dağa tırmanmaya benzettiğini söylüyorlar. Tıpkı dağa tırmanırken olduğu gibi, sadece iyi ekipman yetmez; doğru rotayı da bilmek gerekir.”
Yapay Zekâ Ekonomisi Nasıl Şekillenecek?
2026 ve sonrasında yapay zekâ, sadece bir yazılım katmanı değil; bulut, veri yönetimi, ağ altyapısı ve siber güvenlik ile entegre çalışan bir ekosistem haline gelecek. Bu durum, BT iş ortaklarının yalnızca teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda danışman ve dönüşüm rehberi rolünü üstlenmesini zorunlu hale getiriyor.
Yapay zekâ pazarının trilyon dolarlık ölçeğe ulaşması, rekabetin teknoloji üretiminden çok uygulama stratejilerinde yaşanacağını gösteriyor. Bu nedenle şirketlerin başarısı, doğru yol haritası ve sürdürülebilir uygulama modellerine bağlı olacak.
Küresel yapay zekâ pazarı 2033’e kadar 25 kat büyümeye hazırlanırken, şirketler için asıl kritik unsur bu dönüşüme nasıl adapte olacakları sorusu olarak öne çıkıyor. Destination AI gibi rehber programlar, kurumların belirsizlikleri azaltarak yapay zekâ yatırımlarını somut iş değerine dönüştürmesinde önemli bir rol üstleniyor.




