Bulut Çağına Hazır mısınız?

Bulut Çağına Hazır mısınız?

PAYLAŞ

Kurumların inovasyona, işlerini büyütmeye, rekabet etmeye odaklanmaları için teknolojiyi en kolay, en az maliyetli ve en güncel biçimiyle kullanabilecekleri ve asıl işlerine odaklanabilecekleri fırsatlara ihtiyaçları var. Bu fırsatların başında da Bulut Bilişim geliyor.

Bulut sembolü 1990’lı yılların ortalarına kadar interneti temsil etmekteydi. Ardından bu kavram yavaş yavaş farklı hizmetler için kullanılmaya başlandı. 2000’li yıllar ile birlikte web servisleri kendilerini Bulut olarak adlandırdılar. 2008 yılında ise kurumsal yapılar için Bulut hizmetleri kavramı ortaya çıktı. 2010 yılına geldiğimizde tüm dünya Bulut konuşuyor ve Bulut üzerinden kullanılacak hizmetler ile ilgili bilgiler ortaya çıkıyordu. O zamanlarda sadece depolama servisleri için Bulut tabiri kullanılsa da, Bulut’un asıl anlamı şimdilerde anlaşılmış durumda.

Kullandığı Kadar Öde

Kullandığın kadar öde mantığıyla çalışan Bulut servisleri geçtiğimiz dönemde birçok kurum tarafından kullanıldı. Türk şirketler Bulut’a pek fazla ısınmamış olsa da 2014 ve 2015 yılı ile birlikte bu servisleri sunan firmaların artışı sektörü tetikledi ve kurumlar Bulut’un maliyet avantajlarını göz ardı edemediler. Tabii ki bu durumun başrollerini hizmet sağlayan firmalar üstlenmiş durumda. Eğer kurumlar sağlayacağı yararları bilmezlerse teknolojiyi kullanmıyorlar. Bulut hizmet sağlayıcıları da 2014 yılı ile birlikte Türkiye’deki potansiyeli fark etti ve çalışmalarını hızlandırarak yeni ürün ve servisleri devreye aldılar. Bundan sonra iş Bu yeni ürün ve servisleri kurumlara tanıtmak olmalı. Ticari yapıların birinci kuralı kar etmek. Ve siz birisine bunu kullanırsanız kar edeceksiniz dediğinizde çetin rekabet ortamında onu kullanmaktan başka çaresi yoktur. Hali hazırda Bulut Bilişim bu seviyelere gelmiş durumda. Şirketler ilk olarak test ve deneme servislerini Bulut servisleri üzerine geçirecekler. Ardından yavaş yavaş iş kritik uygulamalar gelecek. cloud-computing_600

Özel Sunucular Bulut’tan Kiralanabiliyor

Geçtiğimiz dönem NetApp tanıttığı yeni ürün ve servisi ile bizleri şaşırtmıştı. Artık Amazon’un Bulut servisinden NetApp sunucu kiralayabiliyorsunuz. Bu sayede NetApp üzerinde çalıştırmak istediğiniz uygulamaları yüksek maliyetler altına girmeden istediğiniz süreler çerçevesinde kiralayarak çalıştırmanız mümkün. İhtiyacınız olmadığında aldığımız servisi kesebiliyor veya ihtiyacınız arttığında makine sayınızı çoğaltabiliyorsunuz. Bu ve bunun gibi hizmetler önümüzdeki dönemde çok daha artacak ve yeni sunucu türlerinin de Bulut servisleriyle sunulacağını göreceğiz. Tabii ki Bulut Bilişim hizmetlerinin kullanım oranının artması sadece sektörü takip eden bizlerini dikkatini çekmemiş durumda. Sizler de bu konuyu yakından takip ediyor ve gerekli bilgileri topluyorsunuz. IDC’nin geçtiğimiz dönemde sizleri dinleyerek yaptığı araştırma da dikkat çekici sonuçları gün yüzüne çıkarmış durumda. Firmanın SaaS (Software as a Service) adı altındaki araştırması Doğu Avrupa, Orta Asya ve Afrika’da 160 firmadan 500’den fazla CIO katılımı ile gerçekleştirilmiş. Araştırmada görülen sonuçlar sırasına göre; daha iyi teknolojilere erişim (%58), hızlı BT yaygınlaştırılması (%53), işe alım yapmadan daha fazla proje uygulama imkanı (%51), standardizasyon (%50), daha iyi kalitede BT imkanları (%49) ve en yeni yazılım ve tekniklere erişim imkanı (%48) SaaS kullanımının başlıca nedenleri olarak ortaya çıkıyor.

Araştırmaya göre belli sektördeki firmaların önde gelenlerinin %60 gibi bir çoğunluğu bulut çözümlerini kullanıyor veya kullanıma geçmek üzere çalışmalarını başlatmış olduğunu söylüyor. Katılımcıların %69’u bulutun yüksek ölçüde somut kazanç sağlandığını, %55’i katma değer elde ettiklerini vurguluyor. Firmaların %48’i SaaS teknolojilerini kullandığını, %31’i bir iki yıl içerisinde kullanmaya başlayacaklarını, %22’si PaaS kullandıklarını ve %36’sı yakın gelecekte PaaS kullanacaklarını belirtiyor. Bankacılık sektörüne bakıldığında veriler bankaların %59’unun somut avantajlar elde ettiğini, %52’sinin hâlihazırda SaaS kullandığını gösteriyor. %87 ise daha iyi teknolojiye erişimin bankalarında üretkenliği arttırdığını belirtiyor.

Bulut’a Geçiş Hızla Artıyor

Zenium tarafından İngiltere, Almanya ve Türkiye pazarlarında gerçekleştirilen bağımsız araştırma da şirketlerin Bulut’a geçiş konusunda hızlı hareket ettiğini gözler önüne seriyor. “Büyüme, Risk ve Bulut Yönetimi” adlı araştırmaya göre 3 pazarda faaliyet gösteren şirketlerin yarıya yakını (%44) veri merkezi operatörlerinin geçmişini inceliyor. Ancak operatörün kredi geçmişini ve geçmiş müşterilerin deneyimlerini merak edip araştırdıklarını belirten şirketlerin oranı yüzde 36’da kalıyor. Türkiye özelinde kredi geçmişini araştıran şirketlerin oranı ise sadece yüzde 29. Veri merkezinin bir üçüncü parti tarafından yönetilip yönetilmediğini soran şirketlerin 3 ülkede ortalaması, yüzde 33 olarak dikkat çekiyor. Yani her 3 şirketten sadece 1’i bu soruyu soruyor. Veri merkezinin fiziksel özellikleri konusunda Türk şirketlerin daha hassas olduğu görülüyor. Türkiye’de şirketlerin yarıdan fazlası (yüzde 53), veri merkezinin fiziksel özelliklerini merak ederken, Almanya ve İngiltere’de bu oran sırasıyla yüzde 34 ve yüzde 39 olarak gerçekleşti.

Araştırmaya Türkiye’den katılan şirketlerin yüzde 43’ü, bulut servis sağlayıcısı seçerken altyapılarını barındıracak veri merkezi tesislerini bizzat ziyaret ettiğini söylüyor. İngiltere’deki şirketlerde bu rakam yüzde 39 iken, Alman şirketlerinde yüzde 34 olarak dikkat çekiyor. Türk şirketlerinin yarıdan fazlası (%55) üçüncü parti ile çalışmaya başlamadan önce verilerini yönetecek olan ekiple tanışırken; Almanya’da bu oran yüzde 40 ve İngiltere’de ise yüzde 43 seviyesinde kalıyor.

cloud_world_lav

Zenium’un araştırması, bulut ortamında yönetilen kurumsal verilerin hızla arttığı günümüz iş dünyasında şirketlerin veri merkezlerine karar verirken daha titiz ve kapsamlı değerlendirme yapması gerektiğini ortaya koyuyor. Üç ülkede araştırmaya katılan ve verilerini hâlihazırda bulut üzerinde depolayan şirketlerin yüzde 83’ü, bu servisleri kullanmaya devam edeceklerini belirtiyor. Yaklaşık her 4 BT profesyonelinden 3’ü de (%71), hızla büyüyen verilerini yönetmek için bulut hizmetlerine geçmeyi planladığını söylüyor. Türkiye’de veri depolama ve yönetimi konusunda bulut hizmetlerine geçmeyi planlayan BT profesyonellerinin oranı yüzde 78 iken; Almanya yüzde 69 ile ikinci, İngiltere de yüzde 65 ile üçüncü sırada yer alıyor. Bu durum, her 3 ülkede de müşterilerine sundukları sistemleri en verimli şekilde çalıştırma ve yönetme konusunda veri merkezlerinin üzerindeki baskının artacağını gösteriyor. Oysa servis sağlayıcısının saygınlığı ve bulut hizmetlerine geçiş konusunda işi tamamen şansa bırakmasalar da, şirketlerin değerlendirme kriterlerinde belirgin eksikliklerin var olmaya devam ettiği görülüyor. Üç ülkede şirketlerin neredeyse tamamı (%98) yukarıda sözü geçen kontrol mekanizmalarından sadece birini gerçekleştirirken, kriterlerin tamamını göz önüne alıp gerçekleştirdiklerini belirten şirketlerin oranı sadece yüzde 5.

Finans Sektörü Daha Titiz

Araştırmaya göre özel (private) bulut çözümlerini tercih eden şirketler, bulut servis sağlayıcılarını değerlendirirken genel (public) ve melez (hybrid) çözümler kullanan şirketlere göre daha titiz davranıyor. Değerlendirme süreci sektör bazında incelendiğinde de, finansal hizmet sunan şirketlerin kamu kurumlarına veya kâr amacı gütmeyen organizasyonlara oranla daha kapsamlı kontroller gerçekleştirdiği görülüyor.

Karma Bulut’a Talep Artıyor

Vanson Bourne tarafından dünya çapında 33 ülkeden BT konusunda karar verme yetkisine sahip 10 bin 451 BT yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma sonuçları bulut bilişimin dünya çapında her geçen gün daha fazla benimsendiğini ortaya koymuş durumda. Araştırmaya katılanların çoğu karma bulutun daha fazla çeviklik ve güvenlik sağlaması sebebiyle tercih ettikleri seçenek olduğunu belirtmiş. Araştırmaya katılanlar, BT departmanlarının iş hedeflerine ulaşmada daha önce hiç olmadığı kadar etken rol oynadığına ancak harcamalar konusundaki kontrolü kaybettiğine inanıyor. Katılımcıların çoğunluğu BT departmanlarının işte büyümeyi desteklemeye yardımcı olmak için talebe bağlı hizmetlerin kurum içi aracı sağlayıcısı olarak görev görmesi gerektiğini düşünüyor. BT departmanları üzerindeki bu baskı ve BT becerilerindeki eksiklik BT uzmanlarının karma buluta yönelik ilgilerinin artmasında rol oynuyor gibi görünüyor.

Araştırmanın kritik önem taşıyan sonuçlarına baktığımızda: Katılımcıların yüzde 71’i BT departmanlarının talebe bağlı hizmetleri sağlayacak kurum içi bir aracı görevi görmesine yönelik bir stratejiyi onaylarken, araştırmadan elde edilen bulgular BT departmanlarının işte büyümeye yardımcı olma konusundaki becerilerine güvenilmediğini ortaya koymuş durumda. Yüzde 35’i parçası oldukları BT departmanının işle ilgili kilit önem taşıyan öncelikleri yerine getirme konusunda uygun düzeyde bilgi ve beceriye sahip olmadığına inanıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u BT çalışanlarının bulut, mobil teknolojiler, sosyal medya ve Büyük Veri gibi mega trendlerin olası sonuçları konusunda eğitilmesinin önümüzdeki 1-2 sene içinde BT departmanları için aşılması gereken bir zorluk olacağını düşünüyor.

Karma Bulut’un benimsenme oranı 2013’ten günümüze yüzde 9 artış gösterdi. Tüm dünyada ise yüzde 27’lik bir yükselme gösteren Karma Bulut en yüksek EMEA bölgesinde (yüzde 28) ardından da Güney Amerika (yüzde 24) ve Asya Pasifik ve Japonya bölgelerinde (yüzde 24) benimsendi. Araştırmaya dünyanın dört bir yanından katılanların yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sunduğu çeviklik ve güvenlik nedeniyle karma buluta ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Yüzde 74’ü altyapılarında otomasyonu artırmanın işte büyüme için elzem olduğuna inanıyor.

Genel Buluta Şüpheci Yaklaşım

İşletmelerin buluta geçişi gün geçtikçe artarken, katılımcıların yalnızca yüzde 16’sı genel bulut üzerine herhangi bir uygulamayı koyma konusunda istekli olduğunu ifade etmiş durumda. Katılımcıların genel buluta koyma konusunda en çok çekince gösterdikleri uygulamalar, finansal planlama (yüzde 39), insan sermayesi yönetimi (yüzde 35) ve ERP (yüzde 32) olmuş. Daha ileri düzeyde BT ekonomisine sahip gelişmiş pazarlar bulut bilişimin benimsenmesine öncülük ederken, gelişmekte olan pazarlar riskten daha çok kaçınıyor ve buna bağlı olarak da bulut platformlarının benimsenme düzeyinin daha düşük olduğu görülüyor. Ancak gelişmekte olan pazarlar BT departmanları ve karma bulut konusunda daha olumlular- yüzde 79’u bulut, mobil teknolojiler, sosyal medya ve Büyük Veri gibi mega trendlerden rekabet avantajı sağlamayı bekliyor. (Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 75) Yüzde 67’si genel ve özel bulut platformlarını bir araya getirerek güvenliği ve çevikliği artırabileceklerini düşünüyor. (Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 60)

 


CEVAP VER