21 ülkede e-ticaret operasyonları yürüten, 60 ülkede 1300 mağazaya sahip global moda markası LC Waikiki için dijital dönüşüm artık bir tercih değil, operasyonun temel omurgası. LC Waikiki Dijital Dönüşüm ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Şerafettin Özer ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, şirketin teknoloji stratejisinin perde arkasını konuştuk.
Hibrit Bulut + Yerinde Altyapı: Stratejik Denge
LC Waikiki’nin teknoloji mimarisi tamamen hibrit bir yapı üzerine kurulmuş durumda. Uygulamaların yaklaşık %50’si bulut platformlarında çalışıyor. Şirket, özellikle Microsoft Azure ve Google altyapılarından faydalanıyor.
Ancak hız ve gecikme toleransı düşük olan lojistik uygulamalar hâlâ şirketin Bağcılar’daki ana veri merkezinde konumlandırılıyor. Bu tercih, bulut esnekliği ile yerinde işlem gücü arasında bilinçli bir denge kurulduğunu gösteriyor.
2005 yılında devreye alınan 4 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı ve Ankara’daki olağanüstü durum (disaster recovery) altyapısı ise operasyonel sürekliliğin temelini oluşturuyor. Deprem gibi kritik riskler göz önünde bulundurularak tasarlanan bu yapı, iş sürekliliğini stratejik bir öncelik haline getiriyor.
Moda Planlamasında 6 Aydan 6 Haftaya: Yapay Zekâ Etkisi
Moda sektöründe geleneksel planlama döngüleri genellikle 6 ayı bulurken, LC Waikiki bu süreyi 6 haftaya indirmeyi başarmış durumda.
Bu dönüşümün arkasında yalnızca veri analitiği değil, çok katmanlı bir yapay zekâ mimarisi bulunuyor:
– Sosyal medya trend analizi
– Influencer içerik takibi
– Google arama davranışları
– Mobil uygulama içi aramalar
– Rakip analizleri
Tüm bu veri kaynakları toplanarak yapay zekâ modelleriyle analiz ediliyor. Ancak kritik nokta şu: Yapay zekâ trendi yakalıyor, tasarımcılar ürüne dönüştürüyor. Yani teknoloji ile insan yaratıcılığı birlikte çalışıyor.
6 Milyon Müşteri İçin Mikro Segmentasyon
LC Waikiki’nin e-ticaret tarafında yaklaşık 6 milyon aktif müşteri bulunuyor. Şirket, bu kullanıcıların satın alma davranışlarını, sepete ekleme/çıkarma hareketlerini, favorilere alma alışkanlıklarını ve arama verilerini analiz eden bir kişiselleştirme motoru geliştirmiş durumda.
Bu sistem, klasik segmentasyon yöntemlerinden farklı olarak vektör veri (embedding) teknolojisi kullanıyor. Bu sayede müşteri davranışları arasında çok hızlı benzerlik analizleri yapılabiliyor ve her kullanıcıya özel “dijital vitrin” oluşturuluyor.
Bu yaklaşım, büyük veri + yapay zekâ + gerçek zamanlı öneri sistemlerinin birleşimi olarak konumlanıyor.
LCW GPT: 10.000 Çalışan İçin Kurumsal Yapay Zekâ Platformu
Üretken yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte şirket çalışanlarının bireysel hesaplarla farklı platformları kullanmaya başlaması, LC Waikiki yönetimini kurumsal bir çözüm geliştirmeye yöneltmiş.
LCW GPT adı verilen platform sayesinde:
– 10.000’den fazla çalışan tek merkezden büyük dil modellerine erişebiliyor
– Haftalık ortalama 3.000 aktif kullanıcı platformu kullanıyor
– Excel analizleri, ürün tasarım fikirleri, metin üretimi gibi süreçler hızlandırılıyor
– Kurumsal API’ler sayesinde veri güvenliği kontrol altında tutuluyor
Özer’in Özellikle Altını Çizdiği Nokta Önemli:
Yapay zekâ çıktıları doğrudan kullanılmıyor; mutlaka insan doğrulaması yapılıyor. Bu yaklaşım, yapay zekâ yönetişimi açısından kritik bir olgunluk seviyesine işaret ediyor.
Otomasyon ve Operasyonel Verimlilik
Robotik süreç otomasyonu (RPA) projeleri ile yüzlerce kişilik iş yükü dijitalleştirilmiş durumda. Bu dönüşüm, yalnızca maliyet optimizasyonu değil; aynı zamanda çalışanların daha katma değerli işlere odaklanmasını sağlayan kültürel bir değişimi de beraberinde getiriyor.
Önümüzdeki 3 Yıl: Optimizasyon Çağı
Şerafettin Özer’e göre önümüzdeki üç yılın en kritik başlığı “optimizasyon” olacak.
Üretken yapay zekâ bugün popüler olsa da, asıl sıçrama; tedarik zinciri, stok yönetimi, fiyatlandırma ve lojistik optimizasyon alanlarında gerçekleşecek.
Perakendede rekabet artık yalnızca ürün kalitesiyle değil, algoritmaların doğruluğuyla belirleniyor.
Perakendede Görünmeyen Güç — Veri
LC Waikiki örneği, dijital dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımı olmadığını; veri, organizasyon ve kültür dönüşümünün birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.
1300 mağazalık bir operasyonu gerçek zamanlı yönetmek, doğru ürünü doğru zamanda doğru mağazada sunmak ve milyonlarca müşteriye kişisel deneyim yaşatmak…
Bunun arkasında güçlü bir yapay zekâ ve veri stratejisi yatıyor.
–
Redington Türkiye ve Scale Computing’ten HCI Altyapılarında Stratejik İş Birliği








