Türk Telekom, COP31’in Dijital Altyapısını Fiber, 5G ve Siber Güvenlikle Kuruyor

A5BC3CFD-4D51-461E-B5F0-D84C6FA67A36

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı’nın dijital altyapısında Türk Telekom görev alacak. “Master Partner” ve “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak organizasyona katkı sunacak şirket; fiber ve mobil ağ kapasitesinin yanı sıra veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezi bileşenlerini kapsayan bir altyapı hazırlıyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, iklim politikalarının ve uluslararası müzakerelerin yanı sıra çok sayıda ülke delegasyonunun, kamu kurumunun, uluslararası kuruluşun ve medya temsilcisinin aynı anda iletişim kuracağı büyük ölçekli bir teknoloji operasyonu anlamına geliyor. Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin dijital altyapısı da bu nedenle yalnızca internet erişimi sağlamaktan ibaret olmayacak. Ağ kapasitesi, hizmet sürekliliği, canlı yayınların kesintisiz aktarılması ve siber güvenlik, organizasyonun teknik hazırlıklarının temel başlıklarını oluşturacak.

Türk Telekom, COP31 kapsamında üstlendiği teknoloji desteğiyle zirvenin iletişim altyapısının kurulması ve işletilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Şirketin hazırlıkları; güçlü fiber ve mobil bağlantının yanında veri merkezi, ağ operasyonları ve siber güvenlik bileşenlerini bir araya getiren bütüncül bir mimariye dayanıyor.Türk Telekom COP31 dijital altyapısı

COP31’in dijital omurgasında fiber ve mobil ağ kapasitesi

COP31 gibi uluslararası katılımlı organizasyonlarda iletişim altyapısının performansı, etkinlik alanındaki bağlantı deneyiminin ötesinde bir önem taşıyor. Delegasyonların dijital sistemlere erişimi, organizasyon ekiplerinin koordinasyonu, medya kuruluşlarının veri aktarımı ve canlı yayınların dünyaya ulaştırılması, yüksek kapasiteli ve güvenilir ağ hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.

Türk Telekom, zirve alanında yüksek kapasite ve geniş kapsama sunacak fiber ve mobil ağ çözümleri hazırlıyor. Şirketin açıklamasına göre 5G teknolojisini de kapsayan bağlantı çözümleriyle katılımcıların iletişim ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.

Burada kritik unsur yalnızca yüksek hız değil. Aynı anda çok sayıda kullanıcının bağlantı kurduğu etkinliklerde kapasitenin doğru planlanması, yoğunluğun yönetilmesi ve olası kesintilerin etkisinin sınırlandırılması gerekiyor. Bu nedenle ağ mimarisinin yedeklilik, performans takibi ve operasyonel müdahale süreçleriyle birlikte ele alınması önem taşıyor.

Veri merkezi, ağ operasyonu ve siber güvenlik aynı yapıda buluşuyor

Türk Telekom’un COP31 hazırlıkları, bağlantı altyapısının yanında operasyonel yönetim ve güvenlik katmanlarını da kapsıyor. Şirket, zirve alanında veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini içeren bütüncül bir sistem hazırlıyor.

Veri merkezi bileşenleri, organizasyonun dijital hizmetlerinin ihtiyaç duyduğu altyapının desteklenmesinde rol oynarken network operasyon merkezi, ağın performansının izlenmesi ve operasyonel sorunlara müdahale edilmesi açısından önem taşıyor. Siber güvenlik operasyon merkezi ise dijital sistemlerin ve iletişim altyapısının güvenliğinin izlenmesine yönelik çalışmaları destekleyecek.

Uluslararası bir iklim konferansında bu üç bileşenin birlikte ele alınması, dijital hizmetlerin yalnızca erişilebilir değil, aynı zamanda yönetilebilir ve güvenli olması açısından da kritik. Ağda yaşanabilecek bir kesinti veya güvenlik olayı, tek bir hizmeti etkilemekle kalmayıp organizasyonun iletişim süreçlerine ve bilgi akışına da yansıyabilir.

Bu nedenle büyük ölçekli etkinliklerde siber güvenlik, altyapı kurulumunun ardından devreye alınan ayrı bir unsur olarak değil, tasarım ve işletim süreçlerinin başından itibaren dikkate alınması gereken bir katman olarak değerlendirilmeli.

Canlı yayınlar için fiber ve yedekli santral altyapısı

COP31’in küresel ölçekte takip edilebilmesi için canlı yayınların ve diğer iletişim hizmetlerinin güvenilir biçimde çalışması gerekiyor. Türk Telekom, organizasyonun canlı yayın ihtiyaçlarına yönelik fiber altyapı ve yüksek kapasite ile performans sunan yedekli santral altyapısı hazırladığını belirtiyor.

Canlı yayınlar, özellikle uluslararası etkinliklerde yüksek bant genişliği ve kararlı bağlantı gerektiriyor. Bununla birlikte altyapının yalnızca normal çalışma koşullarına göre planlanması yeterli değil. Alternatif bağlantı yolları ve yedekli sistemler, olası arızaların hizmet üzerindeki etkisini azaltmaya yardımcı olabiliyor.

Türk Telekom’un açıkladığı yedekli santral altyapısı bu açıdan zirvenin iletişim ihtiyaçlarına yönelik hazırlıkların önemli bir parçasını oluşturuyor. Bununla birlikte yedekliliğin kapsamı, kapasite değerleri, kurtarma süreleri ve hizmet seviyesi hedefleri gibi teknik ayrıntılar henüz paylaşılmış değil.

Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin

Türk Telekom’un dijital dönüşüm ve yatırım yaklaşımı

Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şirketin teknolojiyi yalnızca bağlantı sağlayan bir unsur olarak değil, ekonomik ve toplumsal değer yaratan, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceğin temel bileşenlerinden biri olarak gördüğünü belirtti.

Şahin, şirketin 2005’ten bu yana Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğu için 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiğini ifade ederek fiber altyapının güçlendirilmesi, yeni nesil ağ teknolojilerinin geliştirilmesi, çevre dostu teknolojilerin şebekeye entegre edilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülmesine dikkat çekti.

COP31’de üstlenilen rolün bu yaklaşımın uluslararası ölçekteki yansımalarından biri olduğunu belirten Şahin, zirvede alınacak iklim kararlarının Türk Telekom’un teknoloji altyapısı aracılığıyla Antalya’dan dünyaya taşınacağını söyledi.

Şirketin “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımı da teknoloji yatırımlarını sürdürülebilirlik hedefleriyle ilişkilendiriyor. Bununla birlikte bir dijital altyapının sürdürülebilirlik performansını değerlendirmek için yalnızca kullanılan teknolojiye değil, enerji tüketimine, ekipman verimliliğine ve operasyonel kaynak kullanımına ilişkin ölçülebilir verilere de ihtiyaç bulunuyor.

Büyük etkinliklerde dijital altyapının önemi artıyor

COP31 hazırlıkları, uluslararası etkinliklerin giderek daha fazla ağ kapasitesine, gerçek zamanlı iletişime ve güvenli dijital hizmetlere bağımlı hale geldiğini gösteriyor. Bu tür organizasyonlarda bağlantı altyapısı, etkinlik alanındaki kullanıcı deneyiminin yanı sıra bilginin doğru zamanda ve güvenilir biçimde aktarılmasının da temel unsurlarından biri.

Fiber ağlar yüksek kapasite ihtiyacını karşılarken mobil bağlantı çözümleri hareketli kullanım senaryolarını destekliyor. Veri merkezi altyapısı, ağ yönetimi ve siber güvenlik operasyonları ise bu bağlantı katmanlarının birlikte çalışmasını sağlayan daha geniş bir sistemin parçalarını oluşturuyor.

COP31’in dijital altyapısının başarısı, kurulumların tamamlanmasının yanı sıra yoğun kullanım koşullarında performansın korunmasına, olası kesintilere karşı hazırlığa ve güvenlik olaylarına zamanında müdahale edilmesine bağlı olacak.

Türk Telekom, zirve kapsamında bu ihtiyaçları uçtan uca çözümlerle karşılamayı hedefliyor. Hazırlanan altyapının gerçek çalışma koşullarındaki performansı ve enerji verimliliği ise organizasyonun uygulama sürecinde değerlendirilebilecek başlıklar arasında yer alacak.