Hewlett Packard Enterprise (HPE), İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında yapay zekâ çağında kurumları bekleyen yeni altyapı dönüşümünü değerlendirdi. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, artık üretken yapay zekâdan çok daha ileri bir noktaya geçildiğini belirterek, kurumların önümüzdeki dönemde otonom karar alabilen ajan tabanlı yapay zekâ sistemlerine hazırlanması gerektiğini söyledi. Şirket; yapay zekâ fabrikaları, güvenli veri altyapıları, otonom ağlar, hibrit bulut ve agentic AI çözümleriyle kurumların dijital dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.
Küresel ölçekte yapay zekâ yatırımları hız kesmeden artarken, kurumların önündeki en kritik konu artık yalnızca büyük dil modellerini kullanmak değil, bu sistemleri güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir altyapılar üzerinde çalıştırabilmek olarak öne çıkıyor. HPE de bu doğrultuda geliştirdiği yeni nesil çözümlerle, yapay zekânın kurumsal ölçekte güvenli şekilde kullanılmasını sağlayacak uçtan uca teknoloji mimarisini tanıttı.

Yapay zekâ artık sadece cevap vermiyor, karar alıyor
Toplantının açılış konuşmasını yapan HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, yapay zekânın yeni evresinin kurumlar açısından tamamen farklı gereksinimler ortaya çıkardığını söyledi.
Doğrul’a göre son birkaç yılda üretken yapay zekâ uygulamaları daha çok içerik üretme, özet hazırlama ve soru-cevap senaryolarında kullanılırken, bugün kurumların gündemine giren agentic AI (ajan tabanlı yapay zekâ) sistemleri kendi başına karar verebilen, iş süreçlerini yöneten ve farklı uygulamalar arasında koordinasyon sağlayabilen yapılara dönüşüyor.
“Artık yalnızca sorulara cevap veren yapay zekâdan değil; iş süreçlerini yöneten, kendi kendine karar alabilen ve kurum çalışanlarıyla birlikte hareket eden yapay zekâ ajanlarından söz ediyoruz. Bu yeni dönem çok daha güçlü, güvenli ve akıllı altyapılar gerektiriyor.”
Doğrul, yapay zekânın bu yeni aşamasının yalnızca teknolojik değil aynı zamanda operasyonel bir dönüşüm anlamına geldiğini belirterek, kurumların mevcut BT altyapılarının önemli bölümünün yeniden tasarlanması gerektiğini ifade etti.
Jeopolitik gelişmeler ve veri egemenliği BT yatırımlarını yeniden şekillendiriyor
HPE’ye göre kurumların dijital dönüşüm gündeminde artık yalnızca yapay zekâ bulunmuyor. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri sorunları, enerji maliyetleri ve veri egemenliği düzenlemeleri de BT stratejilerinin yeniden ele alınmasını zorunlu hale getiriyor.
Özellikle kamu kurumları ve regülasyona tabi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, verilerini hangi ülkede saklayacakları, hangi yapay zekâ modellerini kullanacakları ve bu sistemleri nasıl yönetecekleri konusunda yeni kararlar almak zorunda kalıyor.
HPE, hibrit bulut mimarileri, özel bulut çözümleri ve kurum içinde çalışan yapay zekâ platformlarıyla bu dönüşüm sürecine destek vermeyi hedefliyor.
Başarılı yapay zekâ projeleri güçlü altyapıyla başlıyor
Yasemin Doğrul, birçok kurumun yapay zekâ projelerine büyük bütçeler ayırmasına rağmen beklenen başarı seviyesine ulaşamadığını belirtti. Bunun temel nedeninin ise altyapı eksiklikleri olduğunu vurguladı.
Kurumların yalnızca GPU yatırımı yapmasının yeterli olmadığını belirten Doğrul, güvenilir veri platformları, yüksek performanslı sunucular, ölçeklenebilir depolama sistemleri, akıllı operasyon araçları ve gelişmiş güvenlik katmanlarının birlikte çalışması gerektiğini söyledi.
HPE’nin yaklaşımında altyapı, ağ, depolama, güvenlik ve operasyon yönetimi tek bir mimari içerisinde ele alınıyor. Böylece kurumlar farklı üreticilerin bağımsız çözümlerini entegre etmek yerine uçtan uca yönetilebilir bir platform kullanabiliyor.
Yapay zekâ operasyonları otomasyona geçiyor
Kurumsal BT ekiplerinin önündeki en büyük sorunlardan biri de giderek karmaşık hale gelen altyapıların yönetimi olarak gösteriliyor.
HPE, bu noktada operasyon ekiplerinin yükünü azaltmak amacıyla yapay zekâyı doğrudan sistem yönetimine entegre ediyor. Altyapı bileşenleri sürekli analiz edilerek performans sorunları oluşmadan önce tespit ediliyor, olası darboğazlar öngörülüyor ve sistemler proaktif şekilde optimize ediliyor.
Böylece BT ekipleri manuel operasyonlara daha az zaman ayırırken, iş sürekliliği ve hizmet kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor.
HPE’den bütünleşik yapay zekâ stratejisi
Şirketin vizyonu yalnızca yeni donanımlar sunmakla sınırlı değil. HPE; ağ altyapısından veri merkezine, hibrit buluttan güvenliğe, veri platformlarından profesyonel hizmetlere kadar tüm bileşenleri kapsayan bütünleşik bir yapay zekâ ekosistemi oluşturuyor.
Yasemin Doğrul, kurumların farklı üreticilerden alınan bağımsız çözümler yerine tek bir strateji altında yönetilebilen platformlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, HPE’nin en önemli farklılaşma noktasının da bu bütünsel yaklaşım olduğunu ifade etti.
“Yapay zekâ çağında başarı yalnızca güçlü sunucularla mümkün olmuyor. Ağ, güvenlik, veri, operasyon ve danışmanlık hizmetlerinin tamamının birlikte çalıştığı bütünleşik bir mimari gerekiyor. HPE olarak müşterilerimize tam da bunu sunuyoruz.”

HPE Aruba Networking: Otonom ağlar yapay zekâ çağının temelini oluşturacak
Basın toplantısında söz alan HPE Aruba Networking Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Ülke Müdürü Pelin Alp, üretken yapay zekâdan ajan tabanlı yapay zekâya geçiş sürecinin yalnızca veri merkezi altyapılarını değil, ağ teknolojilerini de kökten değiştirdiğini söyledi.
Pelin Alp’e göre yapay zekâ çağında kullanıcılar, uygulamalar, veri merkezleri, bulut platformları ve uç noktalar arasında kesintisiz veri akışı sağlayabilen ağ altyapıları artık kritik önem taşıyor. Geleneksel ağ mimarilerinin yerini ise kendi kendini yöneten, sorunları proaktif biçimde tespit eden ve otomatik karar verebilen otonom ağlar almaya başlıyor.
“Agentic AI yalnızca güçlü işlemci ya da GPU gerektirmiyor. Aynı zamanda milyonlarca veri akışını gecikmesiz yönetebilen, güvenliği otomatik sağlayabilen ve kendi kendine optimize olabilen ağ altyapılarına ihtiyaç duyuyor.”
Self-Driving Network vizyonu olgunlaşma dönemine girdi
HPE Aruba Networking’in geçtiğimiz yıl duyurduğu Self-Driving Network vizyonunun artık kavramsal olmaktan çıktığını belirten Pelin Alp, şirketin bu teknolojiyi gerçek müşteri ortamlarında kullanıma sunduğunu açıkladı.
Yeni nesil mimari sayesinde kampüs ağlarından veri merkezlerine, hibrit bulut altyapılarından yapay zekâ fabrikalarına kadar tüm ağ bileşenleri merkezi yapay zekâ motoru tarafından analiz ediliyor.
Böylece ağ performansı sürekli optimize edilirken, olası kesintiler henüz oluşmadan tespit ediliyor ve sistemler otomatik olarak gerekli aksiyonları alabiliyor.
AI için ağlar, ağlar için AI yaklaşımı
HPE Aruba Networking’in yeni stratejisi üç temel başlık üzerine inşa ediliyor:
- AI for Networks (Ağlar için Yapay Zekâ)
- Networks for AI (Yapay Zekâ için Ağlar)
- Unified Security (Bütünleşik Güvenlik)
Şirket, yalnızca yapay zekâ iş yüklerini taşıyabilecek fiziksel altyapılar geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda yapay zekâyı ağ yönetiminin merkezine yerleştirerek operasyonel süreçleri de otomatikleştiriyor.
Veri merkezleri AI fabrikalarına dönüşüyor
Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin de yeni bir evreye geçtiğini belirten Pelin Alp, klasik veri merkezlerinin artık yüksek performanslı AI Factory mimarilerine dönüştüğünü söyledi.
Bu dönüşüm kapsamında HPE Aruba Networking; yüksek kapasiteli Ethernet switching altyapıları, yeni nesil yönlendiriciler, yüksek bant genişliği sunan veri merkezi omurgaları ve düşük gecikmeli ağ teknolojileriyle kurumların yapay zekâ yatırımlarını destekliyor.
Şirket ayrıca NVIDIA tabanlı AI kümeleri için optimize edilen Ethernet çözümleriyle InfiniBand’e alternatif oluşturabilecek yüksek performanslı ağ mimarileri sunuyor.
Yeni nesil veri merkezi anahtarları tanıtıldı
Etkinlikte tanıtılan yeni çözümler arasında yüksek yoğunluklu GPU kümeleri için geliştirilen veri merkezi anahtarları dikkat çekti.
Bu sistemler; yapay zekâ eğitim kümeleri, büyük dil modeli altyapıları ve çıkarım (Inference) iş yükleri için yüksek bant genişliği ve düşük gecikme sağlayacak şekilde tasarlanıyor.
Bunun yanında gelişmiş yönlendirme çözümleri sayesinde farklı veri merkezleri arasında yüksek hızlı bağlantılar kurulabiliyor.
Marvis AI artık veri merkezlerinde de görev yapıyor
HPE Aruba Networking’in yapay zekâ motoru Marvis AI, daha önce kampüs ağlarında kullanılan yeteneklerini artık veri merkezi operasyonlarına da taşıyor.
Yeni platform sayesinde sistem;
- anormal trafik davranışlarını tespit ediyor,
- kök neden analizini otomatik gerçekleştiriyor,
- olası arızaları tahmin ediyor,
- operasyon ekiplerine çözüm önerileri sunuyor,
- birçok problemi insan müdahalesi olmadan giderebiliyor.
Makine öğrenmesi algoritmaları sayesinde BT ekipleri henüz kullanıcılar etkilenmeden performans sorunlarını görebiliyor.
Tek yönetim konsolu dönemi başlıyor
HPE Aruba Networking, farklı platformlarda çalışan ağ yönetim araçlarını da tek çatı altında toplamaya hazırlanıyor.
Şirket, Aruba Central ile veri merkezi ağ platformlarını ortak mikro servis mimarisi üzerinde birleştirerek tek yapay zekâ motoru tarafından yönetilen birleşik operasyon modeli sunuyor.
Bu yaklaşım sayesinde kampüs ağları, şube ofisleri, veri merkezleri ve bulut ortamları tek panel üzerinden yönetilebiliyor.
Zero Trust güvenliği yapay zekâ ile güçleniyor
Yapay zekânın yalnızca kurumlara değil saldırganlara da yeni imkânlar sunduğunu belirten Pelin Alp, güvenlik tarafında da önemli yenilikler duyurduklarını açıkladı.
Yeni platform; SASE, Zero Trust Network Access (ZTNA), güvenlik duvarı, ağ erişim kontrolü ve tehdit analitiğini tek yönetim platformunda birleştiriyor.
Yapay zekâ destekli analiz motoru sayesinde kullanıcı davranışları sürekli izleniyor, risk puanlamaları otomatik yapılıyor ve şüpheli erişimler gerçek zamanlı olarak engellenebiliyor.
“Saldırganlar da artık yapay zekâ kullanıyor. Bu nedenle güvenlik çözümlerinin de aynı hızda öğrenebilen ve otomatik karar verebilen yapılara dönüşmesi gerekiyor.”
BT operasyonlarında silolar ortadan kalkıyor
HPE Aruba Networking’in duyurduğu yeni entegrasyonlar sayesinde sunucular, depolama sistemleri, ağ altyapıları ve güvenlik platformları artık tek bir operasyon katmanı üzerinden birlikte yönetilebiliyor.
Bu bütünleşik yapı sayesinde kurumlar farklı yönetim konsolları arasında geçiş yapmak zorunda kalmadan tüm dijital altyapılarını merkezi olarak izleyebiliyor, otomatikleştirebiliyor ve optimize edebiliyor.
Şirket, özellikle büyük ölçekli veri merkezleri ve yapay zekâ fabrikaları için geliştirdiği bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda kurumsal BT mimarisinin temel standardı haline geleceğini öngörüyor.

Yapay zekâ fabrikaları kurumsal dönüşümün yeni merkezi olacak
Toplantının teknik oturumunda konuşan HPE Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Müdürü Mert Sarıkaya, yapay zekâ yatırımlarının artık yalnızca güçlü sunucular satın almaktan ibaret olmadığını söyledi.
Sarıkaya’ya göre kurumların ihtiyaç duyduğu yapı; verinin üretildiği, işlendiği, güvenli şekilde saklandığı ve yapay zekâ modellerinin sürekli beslendiği bütünleşik AI Factory (Yapay Zekâ Fabrikası) mimarileri olacak.
Bu yaklaşım, veri yönetiminden yüksek performanslı bilgi işlem altyapısına, ağ teknolojilerinden güvenlik katmanına kadar tüm bileşenlerin birlikte çalışmasını gerektiriyor.
Yapay zekâ projelerinde asıl değer veriden geliyor
Sarıkaya, üretken yapay zekâ projelerinde başarının yalnızca kullanılan büyük dil modellerine bağlı olmadığını belirterek, kurumların sahip olduğu verinin kalitesinin en kritik unsur haline geldiğini ifade etti.
Kurumların kendi verilerini güvenli biçimde yapay zekâ modellerine aktarabilmesi, bu verileri yönetebilmesi ve sürekli güncel tutabilmesi için yeni nesil veri platformlarına ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Sarıkaya, HPE’nin bu alandaki yatırımlarını hızlandırdığını aktardı.
Private Cloud AI artık çok daha büyük ölçeklerde kullanılabilecek
HPE’nin NVIDIA iş birliğiyle geliştirdiği Private Cloud AI platformu da toplantının öne çıkan başlıklarından biri oldu.
İlk etapta orta ölçekli yapay zekâ projeleri için geliştirilen platform, yeni nesil mimarisi sayesinde artık çok daha büyük GPU kümelerini destekleyebiliyor.
Böylece kurumlar üretim ortamlarında büyük dil modellerini daha hızlı devreye alabilirken, aynı zamanda kaynak kullanımını da daha verimli yönetebiliyor.
Platform; donanım, yazılım, yönetim araçları ve yapay zekâ servislerini tek paket altında sunarak kurumların AI projelerini haftalar yerine günler içerisinde hayata geçirebilmesini hedefliyor.
Ajan tabanlı yapay zekâ için yeni işletim katmanı
Toplantıda öne çıkan yeniliklerden biri de HPE’nin NVIDIA ile birlikte geliştirdiği ajan yönetim mimarisi oldu.
Yeni platform sayesinde kurumlar aynı anda çalışan çok sayıda yapay zekâ ajanını merkezi olarak yönetebiliyor, görevlerini izleyebiliyor ve belirlenen güvenlik politikalarına uygun şekilde çalıştırabiliyor.
Bu mimari, özellikle otonom karar verebilen yapay zekâ sistemlerinin kurumsal ortamlarda güvenli biçimde kullanılmasını sağlayacak temel yapı taşlarından biri olarak görülüyor.
Yapay zekâ ajanları hata yaptığında sistem geri dönebilecek
Ajan tabanlı yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte kurumların en büyük endişelerinden biri de yanlış karar alma riski olarak gösteriliyor.
HPE bu soruna yönelik olarak felaket kurtarma platformu Zerto‘yu yeni nesil yapay zekâ operasyonlarına entegre etti.
Buna göre herhangi bir yapay zekâ ajanının hatalı işlem gerçekleştirmesi durumunda sistem, otomatik olarak en son güvenli noktaya geri dönebiliyor.
Bu özellik yalnızca klasik veri kurtarma yaklaşımını değil, aynı zamanda yapay zekâ ajanlarının oluşturabileceği operasyonel riskleri de yönetmeyi amaçlıyor.
“Artık yalnızca veriyi değil, yapay zekâ ajanlarının gerçekleştirdiği işlemleri de güvence altına almak gerekiyor. Yeni nesil iş sürekliliği yaklaşımı tam olarak bunu hedefliyor.”
Alletra MP X10000 veri platformu AI performansını artırıyor
Toplantıda tanıtılan bir diğer önemli çözüm ise HPE Alletra MP X10000 veri platformu oldu.
Platform yalnızca yüksek kapasiteli veri depolama sistemi olarak değil, yapay zekâ modellerini besleyen veri katmanını hızlandıran akıllı bir altyapı olarak konumlandırılıyor.
Verilerin GPU kümelerine çok daha hızlı aktarılmasını sağlayan mimari, büyük dil modellerinin eğitim sürelerini azaltırken aynı zamanda depolama maliyetlerini de optimize ediyor.
Bellek genişletme teknolojileri sayesinde daha büyük yapay zekâ modelleri ek donanım yatırımı gerektirmeden çalıştırılabiliyor.
Morpheus VM Essentials sanallaştırmada alternatif oluşturuyor
Kurumsal sanallaştırma alanında da önemli yenilikler paylaşan HPE, Morpheus VM Essentials platformunun kısa sürede önemli bir kullanıcı kitlesine ulaştığını açıkladı.
Artan lisans maliyetleri nedeniyle alternatif sanallaştırma çözümlerine yönelen kurumlar için geliştirilen platform, bugün dünya genelinde binlerce kurum tarafından aktif olarak kullanılıyor.
Platform; yedekleme çözümleri, felaket kurtarma sistemleri ve farklı hiper bütünleşik altyapılarla entegre çalışarak mevcut BT yatırımlarının korunmasını sağlıyor.
HPE yetkilileri, Morpheus ekosisteminin önümüzdeki dönemde daha fazla otomasyon ve yapay zekâ destekli yönetim özellikleri kazanacağını belirtiyor.
Kurumsal BT artık yapay zekâ merkezli yeniden tasarlanıyor
Basın toplantısında verilen mesajların ortak noktası, yapay zekânın artık bağımsız bir teknoloji yatırımı olmaktan çıkarak kurumsal BT mimarisinin merkezine yerleştiği yönünde oldu.
Sunucular, ağ altyapıları, veri platformları, güvenlik sistemleri, hibrit bulut çözümleri ve operasyon yönetimi; agentic AI döneminde tek bir ekosistem olarak çalışmak zorunda.
HPE de bu dönüşümü yalnızca yeni ürünlerle değil; danışmanlık hizmetleri, finansman modelleri ve uçtan uca platform yaklaşımıyla desteklemeyi hedefliyor.
BT Günlüğü Değerlendirmesi
Yapay zekâ yatırımlarında ilk dönem daha çok üretken yapay zekâ uygulamalarına odaklanırken, ikinci faz artık kurumsal süreçleri kendi başına yönetebilen ajan tabanlı sistemlere geçişi temsil ediyor.
Bu dönüşüm yalnızca GPU yatırımlarını değil; ağ mimarilerinden veri yönetimine, güvenlikten operasyon süreçlerine kadar tüm BT altyapısının yeniden tasarlanmasını zorunlu hale getiriyor.
HPE’nin İstanbul’da paylaştığı strateji de tam olarak bu yeni döneme hazırlanıyor. Şirket, AI Factory yaklaşımı, Private Cloud AI platformu, Aruba Networking’in otonom ağ vizyonu ve Morpheus sanallaştırma çözümleriyle kurumların yapay zekâ dönüşümünü tek bir platform altında yönetilebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde kurumsal BT yatırımlarında en büyük rekabetin, en güçlü yapay zekâ modelini geliştirmekten çok bu modelleri güvenli, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir altyapılar üzerinde çalıştırabilmek konusunda yaşanacağı görülüyor. HPE’nin yeni nesil teknoloji vizyonu da tam olarak bu dönüşümün altyapısını oluşturmayı amaçlıyor.






