Arvento’nun Gelecek Vizyonu: Yapay Zeka, Elektrikli Araçlar ve Otonom Mobilite

Türkiye’nin öncü araç takip ve filo yönetimi şirketlerinden Arvento’nun Kurucu CEO’su Özer Hıncal, BT Günlüğü Genel Yayın Yönetmeni Ali Yavuz Şahin’e verdiği özel röportajda şirketin startup hikayesinden yapay zeka yatırımlarına, elektrikli araçlardan otonom sürüş teknolojilerine kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Hıncal, yapay zekanın filo yönetiminde yeni bir dönemi başlattığını vurgularken, Arvento’nun kamera teknolojileri, sensör çözümleri ve elektrikli araç ekosistemine yönelik yatırımlarına da dikkat çekti.

“Evimizin Bir Odasında Başlayan Yolculuk Bugün 1.6 Milyon Araç Referansına Ulaştı”

Ali Yavuz Şahin: Arvento’nun bugün geldiği noktayı nasıl özetlersiniz?

Özer Hıncal: Arvento, mobil takip teknolojilerinin dünyada ve Türkiye’de henüz yolun çok başında olduğu bir dönemde, geleceğin dijital dünyasını öngörerek atılmış bir adım. Evimizin bir odasında filizlenen o ilk fikir, bugün 1.6 milyonun üzerinde araç referansına ve 160 binden fazla kurumsal müşteriye yön veren devasa bir mobil takip ve IoT (Nesnelerin İnterneti) ekosistemine dönüştü. Biz sadece bir şirketi büyütmedik; Türkiye’de mobil takip teknolojilerinin standartlarını belirledik ve sektörü inşa ettik. Bugün geldiğimiz nokta, geçmişin yenilikçi ruhunu bugünün teknoloji gücüyle birleştirme başarısıdır.

“Temel Teknolojimizi IoT ve Telematik Altyapısıyla Güçlendirerek Mobilite Alanında Derinleşiyoruz”

Ali Yavuz Şahin: Arvento hala bir araç takip şirketi olarak mı konumlanıyor?

Özer Hıncal: Temel teknolojimiz veri üretimi, telematik ve IoT tabanlı dikey çözümler üzerine kurulu. Dolayısıyla geliştirdiğimiz bu teknolojik altyapı, tarımdaki iklim verilerinden endüstriyel otomasyona kadar çok geniş bir yelpazede değer yaratma potansiyeline sahip. Bugün tüm gücümüzü mobilite teknolojileri, filo yönetimi ve akıllı ulaşım sistemleri alanında büyüterek, odaklandığımız bu dünyada en iyi teknolojileri üreten bir güç merkezi konumundayız. Türkiye’de ve küresel pazarda mobilite ekosistemi hala muazzam bir büyüme potansiyeli barındırıyor; biz de liderliğimizi bu dikey uzmanlıkla pekiştiriyoruz.

Karmaşık Paneller ve Raporlar Dönemi Bitti; Artık Filolar Sadece Sesli ve Yazılı Komutlarla Yönetiliyor.

Ali Yavuz Şahin: Yapay zeka Arvento’nun ürünlerini nasıl dönüştürüyor?

Özer Hıncal: Yapay zeka, bizim için sadece bir özellik değil; veri yönetimi ve kullanıcı deneyimini kökten değiştiren stratejik bir kaldıraç. Biz Arvento’da karmaşık paneller ve yüzlerce rapor arasında kaybolma dönemini kapatıyoruz. Raporlama altyapımızda artık tamamen üretken yapay zeka modelleriyle entegre, doğal dil işleme odaklı bir dönem başlattık. Kullanıcılarımız sisteme tıpkı bir insanla konuşur gibi yazılı veya sesli komutlar vererek tüm operasyonu yönetebiliyor.

Örneğin; sisteme sadece “Bana 120 km hız aşıldığında bildirim gönder” demeniz yeterli oluyor; yapay zeka arka plandaki tüm karmaşık konfigürasyonu kendi kendine otomatik olarak kuruyor. Üstelik bu teknolojiyi mobil işletim sistemleriyle de tam senkronize hale getirdik. Akıllı sesli asistan entegrasyonlarımız sayesinde, kullanıcılarımızın uygulamayı açmasına bile gerek kalmadan, doğrudan telefonlarının yerleşik sesli komut yapısı üzerinden Arvento altyapısıyla etkileşime girmesini sağlıyoruz.

Bu dönüşüm, iç süreçlerimizde de mühendislerimizin en büyük yol arkadaşı oldu. Yapay zeka destekli yazılım geliştirme süreçlerimiz sayesinde, yeni nesil çözümlerimizin inovasyon döngüsünü haftalardan günlere indirdik.

Kamera Teknolojileri Çok Yakın Bir Gelecekte Ticari Araçlar İçin Lüks Değil, Temel Bir Sektör Standardı Olacak

Ali Yavuz Şahin: Son dönemde filo yönetiminde hangi teknolojiler öne çıkıyor?

Özer Hıncal: Mobilite dünyasında yapay zekanın en somut ve devrimsel yansımasını görsel yapay zeka ve akıllı kamera teknolojilerinde görüyoruz. Bugün ticari araçlarda kamera kullanımı sadece bir trend değil, operasyonel bir zorunluluk haline geliyor.

Biz Arvento olarak bu alanda proaktif güvenliği merkeze alıyoruz. Sürücü davranışlarını gerçek zamanlı olarak analiz ederek yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve benzeri riskli sürüş davranışlarını tespit ediyor; bu durumlara ilişkin uyarı ve izleme imkanı sunuyoruz. Çok yakın bir gelecekte, bu akıllı görsel zekaya sahip olmak ticari araçlar için artık bir lüks değil, temel bir sektör standardı haline gelecek. Bu sistemler hem can ve mal güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor hem de filolara muazzam bir operasyonel verimlilik sağlıyor.

“Rotawatt ile Arvento’yu Araç Takip Şirketinden Elektrikli Mobilite Ekosisteminin Dijital Omurgasına Dönüştürüyoruz”

Ali Yavuz Şahin: Elektrikli araç dönüşümü Arvento’yu nasıl etkiliyor?

Özer Hıncal: Elektrikli araç dönüşümü, 21 yıllık telematik ve büyük veri kaslarımızı yepyeni bir alana aktararak büyümemizi hızlandıran büyük bir fırsat. Otomotiv dünyası hızla birer yazılım ve hizmet platformuna dönüşürken, biz de bu ekosistemin merkezinde yer almak adına Rotawatt girişimimizi hayata geçirdik. Bugün sektördeki en büyük ihtiyaç şarj istasyonlarının azlığı değil; farklı operatörlerin yarattığı parçalı yapı nedeniyle sürücülerin her marka için ayrı bir mobil uygulama indirmek ve farklı ödeme süreçlerini yönetmek durumunda kalması.

Arvento olarak biz fiziksel istasyonlar açmıyoruz; geliştirdiğimiz Rotawatt mobil uygulaması ile var olan farklı şarj ağlarını tek bir dijital çatı altında birleştiren bir “roaming” (dolaşım) modeli sunuyoruz. Elektrikli araç kullanıcıları, telefonlarındaki bu tek uygulama üzerinden tüm farklı istasyonları görebiliyor, şarj işlemini başlatabiliyor ve tek bir hesapla ödemesini pürüzsüzce gerçekleştirebiliyor. Kısacası bu dönüşüm, Arvento’yu sadece araç takip eden bir yapıdan, elektrikli mobilite ekosisteminin kesintisiz çalışmasını sağlayan stratejik bir dijital omurgaya dönüştürüyor.

“5G ve Otonom Sürüş İş Modellerini Değiştirse de Veri Yönetimi İhtiyacı Kalıcı Olacak”

Ali Yavuz Şahin: 5G ve otonom sürüş teknolojileri sektörü nasıl etkileyecek?

Özer Hıncal: 5G, özellikle gecikme sürelerini milisaniyelere indirerek gerçek zamanlı operasyon yönetiminde yepyeni bir çağ başlatacak. Araçların hem birbiriyle hem de akıllı şehir altyapılarıyla anlık olarak konuşabildiği, karar mekanizmalarının çok daha etkin çalıştığı bir ekosistem göreceğiz. Otonom sürüş teknolojileri ise sektörün kodlarını tamamen yeniden yazacak. Bugün sürücü davranışlarını analiz ettiğimiz birçok alan, yarın otonom sistemlerin optimizasyonuna evrilecek. Ancak burada kritik bir gerçek var: Direksiyon başında kim olursa olsun ya da araç kendi kendini nasıl yönetirse yönetsin; filo yönetimi, rota optimizasyonu ve en önemlisi o devasa verinin yönetilmesi ihtiyacı hiçbir zaman ortadan kalkmayacak. Bu nedenle iş modelleri evrilse de veri odaklı mobilite teknolojilerinin önemi katlanarak artmaya devam edecek.

“İşimizin merkezinde sadece veri değil, o verinin temsil ettiği ‘güven’ var.”

Ali Yavuz Şahin: Veri güvenliği Arvento için ne ifade ediyor?

Özer Hıncal: Bizim işimizin merkezinde sadece veri değil, o verinin temsil ettiği “güven” var. Sistemlerimize saniyede 10 binin üzerinde veri akışı mevcut; bu, yaşayan, büyüyen ve sektörü dönüştüren devasa bir bilgi havuzu demek. Biz bu hacmi sadece yönetmiyor, en yüksek uluslararası standartlarda ve sürekli gelişen altyapı yatırımlarıyla koruma altına alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki lojistikten güvenliğe, operasyonel verimlilikten akıllı şehirlere uzanan bu veriler, iş ortaklarımızın geleceğini inşa ediyor. Kullanıcı gizliliği ve veri güvenliği bizim için teknik bir zorunluluk değil; dijital dünyanın geleceğine yön verirken taviz vermeyeceğimiz en temel iş etiğimizdir.

Arvento Kurucu CEO'su Özer Hıncal
Arvento Kurucu CEO’su Özer Hıncal

“Önümüzdeki Dönemde Yapay Zeka, Kameralar, Bluetooth Sensörler ve Rotawatt Öne Çıkacak”

Ali Yavuz Şahin: Arvento’nun yatırım öncelikleri neler olacak?

Özer Hıncal: Önümüzdeki dönem stratejimizi, sektörü geleceğe taşıyacak dört temel sütun üzerine kuruyoruz. İlk odak noktamız, veriyi anlamlı içgörülere dönüştüren yapay zeka destekli filo yönetimi çözümlerimiz. İkincisi, operasyonlara görsel bir derinlik ve güvenlik katman ekleyen kamera teknolojileri. Üçüncüsü ise ekosistemi çok daha hassas hale getiren Bluetooth tabanlı sensör sistemleri. Bu sensörler sayesinde, araçların standart donanımlarıyla ulaşılamayan kritik verileri takip edebiliyor, müşterilerimize çok daha kapsamlı bir analiz ve uçtan uca operasyon yönetimi gücü sunuyoruz.

Tabii ki geleceğin en büyük gerçeği olan sürdürülebilirliği de unutmuyoruz; elektrikli araç ekosistemine yönelik geliştirdiğimiz Rotawatt mobil uygulamamızı büyüterek bu dönüşümün de tam merkezinde yer almak stratejik önceliklerimizin başında geliyor.

“Geleceğin Mobilite Dünyasında Veriyi Doğru Kullanan Kazanacak”

Röportajın sonunda mobilite sektörünün geleceğine ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulunan Özer Hıncal; yapay zeka, elektrikli araçlar ve otonom sürüş teknolojilerinin iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacağını vurguladı. Hıncal’a göre önümüzdeki dönemde rekabet avantajı sağlayacak en kritik unsur, üretilen devasa veriyi anlamlandırabilmek ve bu veriden operasyonel bir katma değer yaratabilmek olacak. Arvento da gelecek yatırımlarını bu vizyon doğrultusunda şekillendirerek, mobilite teknolojilerindeki öncü konumunu güçlendirmeyi ve büyümeyi sürdürmeyi hedefliyor.