Yapay zekâ yatırımları dünya genelinde hız kazanırken, kurumların karşı karşıya olduğu en büyük risklerden biri de yapay zekâ sistemlerinin kullandığı verilerin güvenliği ve doğruluğu olarak öne çıkıyor. VeeamON Tour Türkiye 2026 etkinliğinde konuşan Veeam Türkiye Ülke Müdürü Kürşad Sezgin, şirketin artık yalnızca bir veri koruma ve yedekleme sağlayıcısı değil, aynı zamanda bir “Veri ve Yapay Zekâ Güven Şirketi” haline geldiğini söyledi.
İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte kurumların yapay zekâ dönüşümünde karşılaşacağı güvenlik riskleri, veri dayanıklılığı stratejileri ve yapay zekâ çağında güvenilir verinin önemi ele alındı.
Veeam yeni dönemde odağını yapay zekâ güvenine taşıyor
Görevindeki yedinci yılını tamamladığını belirten Kürşad Sezgin, Veeam’in 20’nci kuruluş yıl dönümünü kutladığını ve şirketin yeni dönemde önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini ifade etti.
Sezgin, 2025 yılı sonunda gerçekleştirilen yaklaşık 1,7 milyar dolarlık Coveware/Secuvy benzeri güvenlik ve veri yönetimi yatırımlarının ardından Veeam’in yapay zekâ ve veri güvenliği alanındaki yetkinliklerini önemli ölçüde genişlettiğini söyledi.
“Yıllardır fiziksel sunucuları, sanal sunucuları ve kurumsal iş yüklerini koruyarak müşterilerimizin verilerini güvence altına aldık. Ancak geldiğimiz noktada artık sadece veri koruma değil, yapay zekâ tarafında da müşterilerimizin güvenilir veriyle çalışmasını sağlayacak bir yapı sunuyoruz.”

Şirketlerde onlarca yapay zekâ sistemi çalışıyor
Kurumsal dünyada yapay zekâ kullanımının hızla arttığına dikkat çeken Sezgin, bugün birçok şirkette onlarca farklı yapay zekâ uygulamasının aktif olarak kullanıldığını belirtti.
Şirketlerin büyük bölümünün çalışan sayısına yakın sayıda yapay zekâ ajanı ve otomasyon sistemi kullanmaya başladığını ifade eden Sezgin, bu durumun yeni güvenlik risklerini de beraberinde getirdiğini vurguladı.
“Bugün birçok kurumda 80’in üzerinde yapay zekâ uygulamasının aktif olarak kullanıldığını görüyoruz. Yapay zekâ artık geleceğin değil, bugünün gerçeği.”
Yapay zekâ saldırıları saniyeler içinde gerçekleşebiliyor
Yapay zekânın siber saldırganlar tarafından da yoğun şekilde kullanıldığına dikkat çeken Sezgin, saldırıların gerçekleşme sürelerinin dramatik biçimde kısaldığını söyledi.
Geçmişte haftalar veya aylar sürebilen saldırı süreçlerinin artık saniyeler seviyesine indiğini belirten Sezgin, kurumların geleneksel güvenlik yaklaşımlarıyla bu tehditlere karşı koymasının giderek zorlaştığını ifade etti.
Buna karşılık kuruluşların yalnızca altyapılarını değil, kullandıkları yapay zekâ sistemlerini de güvenli hale getirmesi gerektiğini vurguladı.
“Yapay zekâ neyle beslenirse onu üretir”
Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde yapay zekâ sistemlerinin güvenilir veriyle beslenmesinin kritik önem taşıdığını söyleyen Sezgin, veri kalitesi ile yapay zekâ sonuçları arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti.
“Yapay zekâyı neyle beslerseniz sonunda onu üretir. Yapay zekâya giren verilerin kontrolü, hangi verilerin kullanıldığının takibi ve KVKK gibi düzenlemelere uygunluğun sağlanması kurumlar açısından büyük önem taşıyor.”
Yapay zekâ ajanlarının şirket içerisindeki verilere erişim şeklinin geleneksel kullanıcı yönetiminden çok daha karmaşık olduğunu belirten Sezgin, kurumların bu alanda yeni nesil veri yönetimi çözümlerine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Asıl risk: Yapay zekânın değiştirdiği veriyi geri almak
Sezgin’e göre kurumların önündeki en önemli sorunlardan biri de yapay zekâ sistemlerinin değiştirdiği verilerin izlenebilmesi ve gerektiğinde geri alınabilmesi.
Bir insan kullanıcının erişim haklarının kolaylıkla tanımlanabildiğini ancak milyonlarca işlem gerçekleştirebilen yapay zekâ ajanlarında bunun çok daha zor olduğunu belirten Sezgin, verinin geri döndürülebilir olmasının kritik hale geldiğini söyledi.
“Yapay zekâ ajanları milyonlarca işlem gerçekleştirebilir. Bu süreçte hangi veriye dokunduğunu, hangi veriyi değiştirdiğini takip etmek oldukça zor. Eğer değişen veriyi geri alamıyorsanız, orada ciddi bir eksiklik vardır.”
Bu nedenle veri dayanıklılığı ve geri dönüş kabiliyetinin yapay zekâ çağında kurumlar için temel gereksinimlerden biri haline geldiğini ifade etti.
Veeam kendisini “Data & AI Trust Company” olarak konumlandırıyor
VeeamON Tour Türkiye 2026 etkinliğinden çıkan en önemli mesajlardan biri, şirketin stratejik dönüşümü oldu.
Veeam artık yalnızca yedekleme ve felaket kurtarma çözümleri sunan bir şirket olarak değil, kurumların yapay zekâ projelerini güvenilir veri temeli üzerine inşa etmelerine yardımcı olan bir teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanıyor.
Kürşad Sezgin’in ifadeleriyle şirketin yeni misyonu, kurumların verilerini korumanın ötesine geçerek yapay zekâ sistemlerinin güvenilir, izlenebilir ve geri döndürülebilir veriyle çalışmasını sağlamak.
Yapay zekâ çağında kurumlar için asıl rekabet avantajının yalnızca güçlü algoritmalar değil, güvenilir veriler olacağı mesajı etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.






