Bulut tabanlı iş yazılımları geliştiren Zoho, Türkiye’deki müşteri sayısını son bir yılda yüzde 25 artırarak 4.800’ün üzerine çıkardı. Şirketin Türkiye’deki büyümesi; müşteri ilişkileri yönetimi, iş süreçlerinin tek platformda birleştirilmesi ve farklı ülkelerdeki operasyonların dijital ortamda bütünleştirilmesine yönelik çözümlere olan talebi ortaya koyuyor. Zoho, Türkiye’deki VERBİS kayıt sürecini tamamladığını da duyurdu.
2024 ve 2025 mali yılları arasında Türkiye’de müşteri tabanını yüzde 25 büyüten Zoho, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde daha geniş bir yer edinmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’deki müşteri sayısının 4.800’ü aşması, bulut tabanlı iş uygulamalarının yalnızca büyük ölçekli kurumlarda değil, farklı büyüklükteki işletmelerin operasyonlarında da kullanım alanı bulduğunu gösteriyor.
Zoho One ve Zoho CRM farklı sektörlerde kullanılıyor
Zoho’nun Türkiye’deki yeni müşterileri arasında sağlık, lojistik, eğitim, güzellik ve kişisel bakım sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler bulunuyor. Bu örnekler, şirketin ürün portföyünün farklı iş ihtiyaçlarına göre konumlandırıldığını ortaya koyuyor.
All On Dental, hasta deneyimini ve iş operasyonlarını daha verimli yönetmek amacıyla Zoho One kullanıyor. Hairtime Istanbul ise Hollanda ve Türkiye’deki operasyonlarını aynı platform üzerinden birbirine bağlamayı hedefliyor. Eğitim alanında faaliyet gösteren Live Akademi, iş süreçlerini hızlandırmak için Zoho CRM’den yararlanıyor.
Omer Istanbul, farklı iş operasyonlarını Zoho One üzerinden tek bir platformda bir araya getirirken Horoz Logistics, müşteri yönetimi süreçlerinde Zoho CRM kullanıyor. Natural Clinic de operasyonlarını ölçeklendirme ve dijitalleşme çalışmalarında Zoho One’dan yararlanan şirketler arasında yer alıyor.
Bu örneklerde iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Zoho CRM gibi belirli bir iş ihtiyacına odaklanan uygulamalar, müşteri ilişkileri ve satış süreçlerinin yönetimini desteklerken Zoho One, farklı iş fonksiyonlarını ortak bir dijital ortamda birleştirmeyi amaçlıyor.
Entegre platform yaklaşımı neden önem kazanıyor?
İşletmelerin dijitalleşme sürecinde karşılaştığı temel sorunlardan biri, farklı departmanların birbirinden bağımsız yazılımlar kullanması. Satış, pazarlama, müşteri hizmetleri, finans ve operasyon süreçlerinin farklı sistemlere dağılması; veri tekrarına, manuel iş yüküne ve raporlama güçlüklerine yol açabiliyor.
Entegre iş yazılımları, bu parçalı yapıyı azaltmayı ve süreçler arasında daha tutarlı bir veri akışı oluşturmayı hedefliyor. İşletmeler, farklı uygulamalar arasında sürekli veri aktarmak yerine ortak bir platform üzerinden daha bütünlüklü bir operasyon yönetimi kurabiliyor. Bununla birlikte entegrasyonun gerçek faydası, yalnızca uygulamaların aynı pakette sunulmasına değil; süreçlerin doğru tasarlanmasına, verinin kalitesine ve çalışanların sistemi benimsemesine de bağlı.
Türkiye’de faaliyet gösteren ve birden fazla pazarda müşterisi ya da operasyonu bulunan işletmeler açısından bu yaklaşımın ayrı bir önemi var. Hairtime Istanbul örneğinde olduğu gibi farklı ülkelerdeki operasyonların aynı platform üzerinden yönetilmesi, iş süreçlerinin standartlaştırılmasına ve operasyonel görünürlüğün artırılmasına katkı sağlayabilir.

Zoho, Türkiye’yi uzun vadeli stratejik pazar olarak konumlandırıyor
Zoho Avrupa Genel Müdürü Sridhar Iyengar, Türkiye’nin şirketin büyüme stratejisindeki yerini değerlendirirken pazarla ilişkilerinin uzun bir geçmişe dayandığını belirtiyor. Iyengar’a göre Zoho Corporation, ManageEngine aracılığıyla Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterirken Zoho da yaklaşık 15 yıldır iş ortağı ekosistemi üzerinden işletmelere destek veriyor.
Iyengar, Türkiye’deki büyümeyi ve şirketin pazara yönelik yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:
“Türkiye pazarıyla ilişkimiz yeni değil. Zoho Corporation olarak ManageEngine aracılığıyla Türkiye’de 20 yılı aşkın bir deneyime sahibiz; Zoho ise yaklaşık 15 yıldır iş ortağı ekosistemi üzerinden işletmeleri destekliyor. Güçlü dijital dönüşüm potansiyeli, dinamik teknoloji ekosistemi ve büyüyen kurumsal pazarıyla Türkiye bizim için stratejik bir pazar. Yalnızca son bir yılda müşteri tabanımızın yüzde 25’in üzerinde büyümesi, Türkiye’nin uzun vadeli potansiyeline duyduğumuz güveni daha da pekiştiriyor. Amacımız yalnızca teknoloji sunmak değil. Entegre platform yaklaşımımızla kurumların daha verimli, çevik ve dayanıklı operasyonlar oluşturmasına yardımcı olurken, veri gizliliğini ve güveni de bu dönüşümün temel unsurları olarak görüyoruz. VERBİS kayıt sürecimizi tamamlamamız da Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdümüzün ve veri gizliliğine verdiğimiz önemin bir başka somut göstergesi.”
Şirketin Türkiye’deki büyüme stratejisi, ürünlerin doğrudan sunulmasının ötesinde yerel pazarı tanımaya, iş ortakları üzerinden erişimi genişletmeye ve kurumların operasyonel ihtiyaçlarına yanıt vermeye dayanıyor. Müşteri sayısındaki artış, bu yaklaşımın ulaştığı ölçeğe ilişkin önemli bir gösterge olsa da uzun vadeli başarının müşteri memnuniyeti, ürünlerin benimsenme düzeyi ve yerel destek kapasitesi gibi unsurlarla da değerlendirilmesi gerekiyor.
VERBİS kaydı ve veri gizliliği vurgusu
Zoho, Türkiye’deki VERBİS kayıt sürecini tamamladığını duyurarak veri gizliliğine verdiği önemi de öne çıkardı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yürütülen Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (VERBİS), ilgili yükümlülükler kapsamındaki veri sorumlularının kayıt ve bildirim süreçleriyle bağlantılı bir sistem olarak işlev görüyor.
Bulut yazılımlarında veri gizliliği ve güvenliği, müşteri ilişkilerinden finansal kayıtlara kadar çok sayıda hassas bilginin dijital platformlarda işlenmesi nedeniyle kritik önem taşıyor. Bu nedenle işletmelerin bir yazılım sağlayıcısını değerlendirirken yalnızca işlevlere ve maliyete değil; veri işleme süreçlerine, erişim kontrollerine, güvenlik uygulamalarına ve mevzuata ilişkin sorumluluklara da bakması gerekiyor.
VERBİS kayıt sürecinin tamamlanması, Zoho’nun Türkiye’ye yönelik yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte kayıt işlemi tek başına bir hizmetin bütün veri koruma yükümlülüklerini karşıladığını göstermez. İşletmelerin kullandıkları hizmetin kapsamını, hangi verilerin nerede ve nasıl işlendiğini ve kendi sorumluluklarını ayrıca incelemesi önem taşıyor.
BT Günlüğü’nün değerlendirmesi
Zoho’nun Türkiye’de 4.800’ü aşan müşteri tabanı ve son bir yıldaki yüzde 25’lik büyümesi, bulut tabanlı iş yazılımları pazarında dikkat çekici bir gelişme. Ancak asıl rekabet, kaç işletmenin platformu kullandığından çok, bu işletmelerin dijital dönüşümden ne ölçüde somut fayda sağladığında şekillenecek.
Özellikle farklı departmanları ve ülkelerdeki operasyonları ortak bir veri altyapısında birleştirmek isteyen şirketler için entegre platformlar önemli bir seçenek sunuyor. Bu yaklaşımın değer yaratabilmesi için uygulamalar arasında gerçek bir süreç bütünlüğü kurulması, veri güvenliğinin iş modelinin parçası hâline getirilmesi ve çalışanların yeni araçları etkin biçimde kullanabilmesi gerekiyor.
Zoho açısından Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilirliği; yerel işletmelerin ihtiyaçlarına uyum, iş ortağı ekosisteminin gelişimi, veri gizliliği konusundaki şeffaflık ve müşterilerin operasyonel verimliliğine sağlanan katkıyla belirlenecek. Şirketin önündeki temel fırsat, farklı iş uygulamalarını tek bir ekosistemde bir araya getirme iddiasını ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürmek.







