Turkcell’in Dijital Bahar Projesi’ne Uluslararası Ödül

Turkcell’in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Bahar Projesi, Communitas Awards’ta “Topluma Hizmet ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Liderliği” ödülüne layık görüldü. 2021 yılında başlatılan proje kapsamında huzurevlerinde yaşayan büyüklerin dijital dünyaya daha güvenli ve aktif biçimde katılabilmesi için bugüne kadar 29 ilde 30 Dijital Bahar Salonu hizmete alındı.

Teknolojinin toplumun farklı kesimlerine erişiminde yalnızca altyapı yatırımları değil, dijital becerilerin geliştirilmesi de kritik hale geliyor. Turkcell’in Dijital Bahar Projesi, bu yaklaşımı yaşlı bireyler açısından ele alarak teknoloji kullanımını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.

Dijital Bahar’a uluslararası ödül

ABD merkezli Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (AMCP) tarafından düzenlenen Communitas Awards kapsamında ödüllendirilen Dijital Bahar Projesi, “Leadership in Community Service and Corporate Social Responsibility” kategorisinde başarı elde etti.

Proje, daha önce de uluslararası bir ödül kazanmıştı. Turkcell, geçtiğimiz yıl Dijital Bahar ile halkla ilişkiler alanındaki IPRA Golden World Awards programında “Büyük Ödül”ün sahibi olmuştu.

Yeni ödül, projenin yalnızca kurumsal sosyal sorumluluk perspektifinden değil, dijital erişim ve teknoloji okuryazarlığı açısından da uluslararası ölçekte dikkat çektiğini ortaya koyuyor.

29 ilde 30 Dijital Bahar Salonu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle 2021 yılında hayata geçirilen Dijital Bahar kapsamında huzurevlerinde yaşayan büyükler için teknolojik donanımlarla desteklenen, erişilebilir ve sosyal etkileşime uygun “Dijital Bahar Salonları” oluşturuluyor.

Bugüne kadar 29 ilde 30 Dijital Bahar Salonu hizmete alındı. Projeye bu yıl dahil edilen 10 yeni huzurevindeki dijital okuryazarlık eğitimlerinin ise ekim ayı içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Salonlarda teknoloji kullanımını günlük ihtiyaçlarla ilişkilendiren uygulamalı eğitimler gerçekleştiriliyor. Eğitim başlıkları arasında dijital okuryazarlığın yanı sıra siber güvenlik, e-Devlet ve e-vatandaşlık hizmetleri, sosyal medya, dijital imza ve dijital bankacılık gibi alanlar bulunuyor.

Dijital erişim kadar güvenli kullanım da önemli

Yaşlı bireylerin dijital dünyaya dahil edilmesi, yalnızca akıllı telefon, bilgisayar veya internet kullanımını öğretmekten ibaret değil. Dijital hizmetlerin güvenli kullanılabilmesi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Özellikle e-Devlet, dijital bankacılık ve sosyal medya gibi kişisel verilerin ve finansal bilgilerin işlenebildiği platformlarda siber güvenlik farkındalığının artırılması önem taşıyor. Bu nedenle Dijital Bahar kapsamında siber güvenlik eğitimlerinin de verilmesi, projenin yalnızca “teknolojiye erişim” yaklaşımının ötesine geçmesini sağlıyor.

Dijital becerilerin günlük hayatla ilişkilendirilmesi de burada önemli bir unsur. Amaç, teknolojiyi yalnızca öğrenilecek bir araç olarak değil; iletişim, kamu hizmetlerine erişim, finansal işlemler ve sosyal yaşamın bir parçası olarak konumlandırmak.

Teknoloji deneyimi eğlenceli aktivitelerle destekleniyor

Dijital Bahar Projesi, eğitim faaliyetlerinin yanında teknolojiyle etkileşimi sosyal ve eğlenceli aktivitelerle destekleyen uygulamalara da yer veriyor.

17-21 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında gerçekleştirilen Dijital Bahar Büyük Yarışı bunun örneklerinden biri oldu. Huzurevlerine kurulan yarış simülatörleriyle katılımcılara güvenli bir ortamda otomobil simülasyonu deneyimi sunuldu.

Huzurevlerinde gerçekleştirilen yarışlarda parkuru en kısa sürede tamamlayan finalistler, Turkcell Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen büyük finalde bir araya geldi.

Bu tür uygulamalar, dijital teknolojilerin yalnızca eğitim konusu olmadığını; aynı zamanda sosyal etkileşim, eğlence ve yeni deneyimler için de kullanılabileceğini gösteriyor.

Teknolojide yaş faktörü yeniden düşünülüyor

Dijital dönüşümün hızlanmasıyla birlikte kamu hizmetlerinden bankacılığa, iletişimden sosyal yaşama kadar pek çok süreç dijital kanallara taşınıyor. Bu dönüşüm, dijital becerileri sınırlı olan gruplar açısından yeni bir erişim bariyeri oluşturabiliyor.

Özellikle ileri yaş grubunda bu bariyerin aşılması yalnızca cihaz kullanımını öğretmekle çözülemiyor. Kullanıcıların dijital hizmetlere güvenebilmesi, siber tehditleri tanıyabilmesi ve günlük ihtiyaçlarını teknoloji üzerinden bağımsız biçimde karşılayabilmesi gerekiyor.

Dijital Bahar’ın bu noktadaki yaklaşımı, dijital kapsayıcılığı teknoloji erişimiyle birlikte dijital yetkinlik ve güvenlik farkındalığı üzerinden ele alması açısından dikkat çekiyor.

BT Günlüğü’nün değerlendirmesi

Dijital dönüşümün başarısı, teknolojinin ne kadar hızlı geliştirildiği kadar toplumun ne kadar geniş bir kesiminin bu dönüşüme katılabildiğiyle de ölçülüyor. Yaşlı bireyler açısından bakıldığında dijital kapsayıcılık, yalnızca internet erişimi sağlamak anlamına gelmiyor.

e-Devlet hizmetlerini kullanabilmek, dijital bankacılık işlemlerini güvenli biçimde gerçekleştirebilmek, sosyal medya platformlarında kişisel verileri koruyabilmek ve siber tehditleri tanıyabilmek de dijital vatandaşlığın parçaları haline geliyor.

Bu nedenle Dijital Bahar Projesi’nin dikkat çeken tarafı, teknoloji kullanımını tek başına hedeflemek yerine erişim, eğitim, güvenlik ve sosyal deneyimi aynı çatı altında buluşturması. 30 salona ulaşan yapı, önümüzdeki dönemde daha fazla huzurevine ve daha geniş bir yaşlı nüfusa eriştiği ölçüde dijital kapsayıcılık açısından daha geniş bir etki alanı oluşturabilir.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü öncesinde gelen uluslararası ödül de bu açıdan, dijital dönüşümün yalnızca yeni teknolojiler geliştirmekten ibaret olmadığını; teknolojinin toplumun farklı yaş grupları tarafından güvenli ve anlamlı biçimde kullanılabilmesinin de dönüşümün önemli bir parçası olduğunu hatırlatıyor.Turkcell Dijital Bahar