SISUMMIT 2026: Yapay Zekâ Çağında Hepimiz Veri İşçisi Olacağız

Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi SISUMMIT 2026, yapay zekânın iş dünyası, sürdürülebilirlik ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı. Zirvede konuşan Doç. Dr. Murat Levent Demircan, yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla veriyi anlamlandırma ve güçlü veri hikâyeleri oluşturma becerisinin öne çıkacağını vurguladı. Çalık Enerji Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Abacı ise yapay zekâ sistemlerinin enerji ihtiyacı, veri güvenliği ve sorumlu kullanımına dikkat çekti.

Yapay zekâ, şirketlerin teknoloji yatırımlarını dönüştürürken çalışanlardan beklenen yetkinlikleri ve kurumların rekabet anlayışını da yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümün yalnızca daha gelişmiş modeller geliştirmekten ibaret olmadığı; veri okuryazarlığı, etik, enerji verimliliği ve insan odaklı karar alma gibi farklı boyutlar içerdiği, 26 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de gerçekleştirilen SISUMMIT 2026’da ele alındı.

Ahmet Çalık Vakfı öncülüğünde, Çalık Enerji’nin desteğiyle düzenlenen zirvenin bu yılki teması “AI-First Society: Sürdürülebilir ve Yenilikçi Veri Toplumuna Doğru” oldu. Akademisyenleri, iş dünyası temsilcilerini ve gençleri bir araya getiren etkinlikte dört panel ve beş keynote oturumu gerçekleştirildi.

“Hepimiz birer veri işçisi olacağız”

SISUMMIT Akademik Koordinatörü ve Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi Direktörü Doç. Dr. Murat Levent Demircan, açılış konuşmasında yapay zekânın meslekleri dönüştürürken yeni uzmanlık alanlarının da ortaya çıkmasını sağlayacağını belirtti.

Demircan, “Hepimiz birer veri işçisi olacağız” ifadesiyle gelecekte verinin farklı mesleklerin merkezinde yer alacağına dikkat çekti. Veri analizi, veri görselleştirme ve verinin düzenlenmesi gibi yetkinliklerin giderek daha fazla önem kazanacağını belirten Demircan, yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisinin yalnızca mevcut işlerin ortadan kalkması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşım, yapay zekâ çağında çalışanların kendi uzmanlık alanlarını korurken veriyle çalışma becerilerini de geliştirmelerinin önemini ortaya koyuyor. Veriyi toplamak veya analiz etmek tek başına yeterli olmayacak; ortaya çıkan sonuçların doğru yorumlanması ve karar süreçlerinde kullanılabilir hale getirilmesi de kritik rol oynayacak.

Yapay zekâ çağında farkı veri hikâyeciliği yaratacak

Demircan’a göre üretken yapay zekâ araçlarına erişimin yaygınlaşması, teknoloji kullanımında önemli bir demokratikleşme sağlıyor. Ancak bu araçların daha geniş kitleler tarafından kullanılabilmesi, rekabette fark yaratmanın başka yetkinliklere bağlı hale gelmesine neden oluyor.

Demircan, gelecekte en çok dinlenecek kişilerin en iyi veri hikâyelerini anlatanlar olacağını belirterek, güçlü bir veri hikâyesi oluşturmak için mühendislik, matematik ve veri biliminin yanında sanat, edebiyat, tarih, felsefe ve sosyoloji gibi alanlarda da bilgi sahibi olmanın önemini vurguladı.

Bu değerlendirme, teknoloji yetkinliği ile insan odaklı düşünmenin birbirini tamamlayan unsurlar haline geldiğine işaret ediyor. Veriden anlamlı sonuçlar çıkarabilmek kadar, bu sonuçları farklı kitlelerin anlayabileceği bir biçimde aktarabilmek de kurumların karar alma ve iletişim süreçlerinde belirleyici olabilir.

Yapay zekâ yatırımlarında enerji ve güvenlik boyutu

Zirvenin ilk ana konuşmasını gerçekleştiren Çalık Enerji Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Abacı, “AI-First Society: İnsanlığın Yeni İşletim Sistemi” başlıklı sunumunda yapay zekânın enerji tüketimi, veri güvenliği, otonom sistemler ve etik sorumluluklar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Abacı, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle enerji ihtiyacının da arttığına dikkat çekerek teknolojik rekabetin yalnızca daha başarılı modeller geliştirmekle sınırlı kalmayacağını, bu modelleri sürdürülebilir biçimde çalıştırabilecek altyapının da önem kazanacağını belirtti.

Yapay zekâ tarafından üretilen hatalı bilgiler, veri güvenliği riskleri ve otonom sistemlerin gerçek dünyada doğurabileceği sonuçlar da konuşmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Abacı, sistemlerin gerçek dünya koşullarında aşamalı olarak test edilmesinin önemini vurguladı.

Abacı’nın değerlendirmeleri, kurumların yapay zekâ yatırımlarını yalnızca verimlilik veya otomasyon hedefleri üzerinden ele alamayacağını gösteriyor. Enerji ihtiyacı, güvenlik, denetlenebilirlik ve sistemlerin hangi kararları alabileceğinin belirlenmesi, kurumsal yapay zekâ stratejilerinin temel unsurları arasında yer alıyor.

Teknolojik yetkinlik ile karar yetkisi ayrılmalı

Abacı, yapay zekâ dönüşümünü bilginin eyleme dönüşmesi, dijital ve fiziksel dünyanın entegrasyonu, insan deneyimi ve yeni bir toplumsal sözleşme olmak üzere dört temel unsur üzerinden değerlendirdi. Ayrıca teknolojik yetkinlik ile karar verme yetkisinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.

Bu ayrım, özellikle otonom sistemlerin iş süreçlerine daha fazla dahil olduğu bir dönemde önem taşıyor. Bir yapay zekâ sisteminin belirli bir işlemi gerçekleştirebilmesi, her durumda o işlemi bağımsız biçimde gerçekleştirme yetkisine sahip olması gerektiği anlamına gelmiyor. Kurumların sistemlerin sınırlarını, sorumluluklarını ve insan denetiminin hangi aşamalarda devreye gireceğini tanımlaması gerekiyor.

Yapay zekânın görünmeyen çevresel maliyeti: Su tüketimi

SISUMMIT 2026’da yapay zekânın sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri de ele alındı. Ford Otosan Veri Bilimcisi Doruk Ölçmener ile Ürün Döngüselliği ve Yaşam Döngüsü Değerlendirme Mühendisi Derya Dilara Ataş, “Yapay Zekânın Görünmeyen Su Ayak İzi” başlıklı konuşmalarında dijital teknolojilerin çevresel maliyetlerine dikkat çekti.

Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması, yalnızca işlem gücü ve elektrik tüketimiyle sınırlı olmayan bir altyapı ihtiyacı doğuruyor. Veri merkezlerinin ve ilgili sistemlerin kaynak kullanımı, dijital dönüşümün çevresel etkilerinin de değerlendirilmesini gerekli kılıyor.

Zirvede gündeme gelen su ayak izi konusu, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirlik açısından bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Teknolojinin sağlayacağı ekonomik ve toplumsal faydaların yanı sıra bu sistemlerin çalışması için gereken kaynakların da hesaba katılması önem taşıyor.

Akademi, iş dünyası ve gençler aynı platformda

SISUMMIT 2026 programında sürdürülebilirlik, derin teknoloji, kurumsal dayanıklılık, müşteri deneyimi, döngüsel ekonomi ve inovasyon gibi başlıklar farklı disiplinlerden katılımcılar tarafından değerlendirildi.

“Sürdürülebilir Bir Geleceği Yapay Zekâ ile Yeniden Tasarlamak” panelinde TAV Havalimanları Sürdürülebilirlik ve İş Mükemmelliği Koordinatörü Başak Helen Taşkan, Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ve Silk & Cashmere Yönetim Kurulu Üyesi ve Yapay Zekâ Danışmanı Ferhat Zamanpur yer aldı.

“Builder Çağı: Yapay Zekâyla Sıfırdan Değer İnşa Etmek ve Türkiye’nin Derin Teknoloji Geleceği” panelinde ise TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır, AI SOFT Teknoloji A.Ş. Kurucu Ortağı ve CEO’su Esin Yılmaz ile İnteraktif Grup Kurucusu Okan Tübek, yapay zekâ temelli girişimler ve Türkiye’nin derin teknoloji ekosistemini değerlendirdi.

“Kesintisiz Gelecek: Operasyonel Dayanıklılıktan Anlamlı Müşteri Deneyimine” oturumunda kurumsal dayanıklılık ve müşteri deneyiminin dönüşümü konuşulurken, “Sorumlu Teknoloji, Sorumlu Vatandaş, Yaşanabilir Bir Dünya” panelinde teknolojik gelişmelerin etik, çevresel ve toplumsal sorumluluklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Zirve, teknoloji ve sürdürülebilirlik ilişkisini yaratıcı düşünce ve insan deneyimi üzerinden ele alan konuşmalara da ev sahipliği yaptı. Yapay zekâ çağında hikâye anlatıcılığı, sanat ve inovasyon arasındaki ilişki de programın gündeminde yer aldı.

Geleceğin veri toplumu yalnızca teknolojiyle kurulmayacak

SISUMMIT 2026, yapay zekânın sunduğu fırsatları enerji tüketimi, veri güvenliği, etik sorumluluk ve insan yetkinlikleri gibi başlıklarla birlikte ele aldı. Zirvede öne çıkan mesajlardan biri, geleceğin rekabet ortamında teknik becerilerin yanı sıra veriyi yorumlama, anlamlı biçimde aktarma ve sorumlu kararlar alabilme yetkinliklerinin de belirleyici olacağıydı.

Ahmet Çalık Vakfı öncülüğünde 1-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen sekiz oturumluk ücretsiz çevrim içi seminer sprintinin ardından düzenlenen zirve, akademi, iş dünyası ve gençleri aynı platformda buluşturdu. Organizasyon kapsamında seminer sprintine katılan yaklaşık 5 bin kişiden yaklaşık bininin katılım ve başarı kriterlerini karşılayarak belge almaya hak kazandığı, zirveye katılan 500 kişiye de sertifikalarının sahnede takdim edildiği bildirildi.

Yapay zekânın gelecekteki etkisi, yalnızca hangi işlerin otomatikleştirileceğiyle değil, bireylerin ve kurumların veriyi nasıl kullanacağı, teknolojiyi hangi sorumluluk çerçevesinde uygulayacağı ve dijital dönüşümün çevresel maliyetlerini nasıl yöneteceğiyle de şekillenecek.SISUMMIT 2026 yapay zekâ