Özel Röportaj Haluk Tekin: 5G Açık Kaynak ile daha da verimli olacak


Red Hat Türkiye Genel Müdürü Haluk Tekin ile 5G ve Açık Kaynak konusunda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Bakın Red Hat neler neler yapmayı planlıyor..

Red Hat olarak 5G konusunda çalışmalarınız olduğunu gördüm, 5G ile ilişkinizi ve çalışmalarınız hakkında bizlere bilgi verir misiniz?

5G gelişmiş tüm uygulamaları ve hizmetleri kullanıcıya ulaştıran temel mimari olacak. Büyük bir kısmının açık kaynaktan güç aldığı 5G, son kullanıcıların da faydalanacağı yaygın bir teknoloji haline gelecek.

Telekomünikasyon sağlayıcıları ya da kısaca telkolar, 5G’yi sınır bilişimle birlikte kullanarak müşterilerine daha iyi bir deneyim sunabiliyor. Ayrıca daha esnek, çevik ve dayanıklı bir ağ sayesinde önemli miktarda veri üreten ve tüketen uygulamaların da ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. 5G’nin gerçekten yeni nesil bir teknoloji olabilmesi için sınır bilişimin sunduğu yerelleştirilmiş kaynaklara sahip olması gerekiyor.

Red Hat teknolojilerini tercih eden telko müşterileri, Red Hat OpenShift ve Red Hat OpenStack Platform veya OpenShift Virtualization sayesinde konteynerleştirilmiş ve sanallaştırılmış ağ özelliklerini (NFV) kullanabiliyor. Bulut yerlisi iş yüklerinin sağlık durumunu Kubernetes ile yönetirken, geleneksel ağ altyapısını ve fonksiyonlarını da Red Hat Ansible Automation Platform sayesinde otomatikleştirebiliyor.

5G ile ilgili güncel çalışmalarımıza örnek olarak Verizon ile gerçekleştirdiğimiz çalışmadan bahsetmek isterim. Verizon’un modern ağ operasyonlarının özü olan 5G çekirdeği, sektörün lider kurumsal Kubernetes platformu olan Red Hat OpenShift’in temeli üzerine inşa ediliyor. OpenShift, Verizon’un karmaşıklığı artırmadan 5G’yi ve sınır bilişim inovasyonunu geliştirmesine yardımcı olan konteynerli bir altyapı sağlıyor.

Kullanıcılara daha yakın olan sınır bilişim sayesinde Verizon, işlem gücünü ve 5G çekirdeğini veri merkezinin ötesine taşıyarak yenilikçi uygulamaların amaçlanan deneyimi sunmasını mümkün kılıyor. Aynı zamanda gelişmiş analitik, yapay zeka/öğrenen makineler (AI/ML), artırılmış gerçeklik ve daha fazlası dahil olmak üzere yeni müşteri etkileşimi fırsatlarını gerçeğe çevirebilecek gelişmekte olan yeni iş yüklerine de alan açıyor.

5G ile açık kaynak kullanımının firmalara ne gibi avantajları olacağını öngörüyorsunuz?

Büyük bir kısmının açık kaynaktan güç aldığı 5G ve 5G ile birlikte kullanımı ciddi ölçüde artacak yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML) gibi gelişmekte olan teknolojiler, geleceğin belirleyici unsurları arasına adlarını yazdırdı bile.

Bu teknolojiler, bugünkü hayatımızda temas ettiğimiz her alana etki edecek. Gelişmiş mobil bağlantı hızı, kurumsal sınır bulut hizmetleri, nesnelerin interneti, sıfıra yakın bekleme süresi, telefon üzerinden tedavi, kişiselleştirilmiş robot, zenginleştirilmiş gerçeklik, sanal gerçeklik hizmetleri gibi avantajlarıyla bugün belki de hayalini bile kuramayacağımız şekilde hayatımızı değiştireceğini düşünüyorum.

Uzun zamandır Türkiye pazarında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketisiniz. Türkiye pazarındaki yatırımlarınız hakkında bizlere bilgi verebilir misiniz?

2021 için öncelikli hedeflerimiz yerel yatırımlarımızı, ülkemizdeki varlığımızı ve ülkemize sunduğumuz katkıları güçlendirme başlıkları altında şekilleniyor diyebilirim.

Bu yıl Türkiye’deki iş ortaklarımıza yaptığımız yatırımların sayısını, miktarını ve iş ortaklarımızın uzmanlık alanlarını daha da artıracağız. Aynı zamanda iş ortaklarımızın ve çalışanlarının sayısını artıracak adımlar da atacağız.

Çünkü son yıllarda büyük bir popülerlik kazanan açık kaynak, dünyaya ve yaşamlara yön veren inovasyonların arkasındaki güç olarak geleceği bugünden şekillendiren teknolojilerde çok önemli bir paya sahip. Şirketler de doğal olarak bu inovasyon potansiyelinden avantaj yaratabilmek için açık kaynak teknolojileriyle yaptığı proje sayısını artırıyor. Bu noktada mutlaka yerel iş ortaklarımızdan destek almaya devam edeceğiz.

Bunun yanında her sektörde referans müşteri edinmeyi de hedeflerimize ekledik. Ülkemizdeki önemli markalarla tüm dünyaya duyurabileceğimiz öncü projeler ve uygulamalar geliştirmek için çalışıyoruz.

Tüm bu hedeflerimiz sayesinde ülkemizdeki iş ortaklarını, müşterileri ve ekibimizi kapsayan bir strateji oluşturuyoruz.

Açık kaynak tarafında son dönemdeki gelişmeler neler? Sizce bu alandaki teknolojiler nereye doğru evriliyor?

Kurumların çalışma şeklini neredeyse tamamen değiştiren hibrit bulut altyapısında açık kaynağın çok büyük bir rolü var. Dünyanın öncü konteyner platformu ve birçok büyük şirketin tercihi olan Kubernetes de yine gücünü açık kaynak topluluğundan alıyor. Sektörün öncü Kubernetes platformu olan Red Hat OpenShift ise iş süreçlerinde göz ardı edilemeyecek kadar önemli faydalar sunan yapay zeka (AI) ve öğrenen makineler (ML) teknolojilerinin iş akışlarına hız katıyor. Bugün Türkiye’de Turkcell dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki birçok lider şirket Red Hat OpenShift’i tercih ediyor.

Yıllardır teknoloji dünyasının yakından takip ettiği ve hem kurumsal hem de bireysel hayatı eskisinden çok daha farklı hale getirecek 5G’nin de temelinde yine açık kaynak teknolojileri yatıyor. Red Hat olarak 5G teknolojisinde kilit bir konumda yer alan sınır bilişim alanında önemli adımlar atıyoruz. Teknolojiler insanların hayatlarını kolaylaştırmak için geliştiriliyor. Dolayısıyla geleceğin teknolojilerini bize bugünden sunan açık kaynak dünyası da doğrudan veya dolaylı olarak herkesin gündelik hayatına olumlu katkılar sağlıyor.Red Hat Haluk Tekin 5G

18 yaşında üniversiteye hazırlanan bir genç olsanız gelecekte hangi alanda kendinizi geliştirmeyi düşünürdünüz? Sizce gelecekte hangi teknoloji alanlarının günümüzden çok daha fazla iş gücüne ihtiyacı olacak?

Dijitalleşme her alanda hızlanıyor ve dünyada buna yönelik çok ciddi bir iş açığı oluştu. Beyin göçü sadece bizde değil, tüm dünyada ciddi bir problem. Teknolojiyi geliştiren ülkeler bu kısıtlı insan kaynaklarını iyi şartlarla, günümüzün uzaktan çalışma modasının da avantajıyla kendilerine çekmeye başladı. Pek çok popüler konu var ama yazılım geliştirme alanına ilgisi olan gençlere hepsinden önce Python, Go, Java ve JavaScript programlama dillerini öğrenmelerini öneriyorum.

Bu sayede pek çok ileri teknolojinin altyapısını öğrenmek için de bir adım atmış olacaklar. Sistem yöneticiliği konusunda kendini geliştirmek isteyenler muhakkak Linux ve arkasından da günümüzün popüler açık kaynak konteyner orkestrasyon aracı Kubernetes’e eğilmeli. Bir yandan güvenlik açıkları ve buna yönelik yetişmiş eleman ihtiyacı da büyük bir hızla büyüyor, dolayısıyla burası bir diğer ilgi çekici alan. Teknoloji ne kadar hızlı ilerlerse güvenlik o kadar büyük bir problem olacak. Daha ileri noktada ise AI/ML ve veri bilimi konuları yoğun eleman açığı olan diğer konular. Bu konuları bilenler şu an piyasada çok daha rahat iş bulabiliyor.

İlgili Haberler

>> Bulut Yerlisi (Cloud Native) Nedir? Yazılım geliştirmenin modern yolu ve API Ekonomisi